Web Tasarımı , Web yazılımı , Seo , e-ticaret uygulamalarının yanı sıra matbaa hizmetleri ve gazete ilanları konusunda deneyime sahip genç girişimcilerin oluşturduğu web tasarımı alanında hizmet veren Hitit Ajans, sektörünün en dinamik ve iddaalı firmalarından biridir.
Web Tasarımı , Web yazılımı , Seo , e-ticaret uygulamalarının yanı sıra kurumsal kimlik çalışmaları konusunda deneyime sahip genç girişimcilerin oluşturduğu kurumsal müşterilerin kurumsal kimliklerinin günümüz teknolojisini kullanarak daha estetik görünmesini sağlamaktadır.
Web Tasarımı: HititAjans
8 Kasım 2010 PazartesiGönderen Osmixtacebi zaman: 02:11 0 yorum
Etiketler: Hitit Ajans, Web tasarım, Web Tasarımı
26 Şubat Hayko cepkin Beyoğlu Kahvesi
15 Şubat 2009 Pazar22:30 da sadece 25 tl ye gidebileceğiniz bir konser.
Lida Dai Dai Hua Jiao Nang Seo Yarışması
19 Aralık 2008 CumaLida Dai Dai Hua Jiao Nang Seo Yarışması r10 dan dekan lida tertip eder.
Bir diğer sitemiz olan 8ks ile birlikte bununla katılıyorum.
Aslında tek onunla katılmak daha iyiydi ama bakalım belki buda sıralamaya girer.
Dekan siteyi her gün kontrol edicem eğer ilk sayfalara girersem kodunu bu siteyede eklerim ama şimdi ekleyemem.
"Lida Dai Dai Hua Jiao Nang Seo Yarışması"
Gönderen Osmixtacebi zaman: 15:16 0 yorum
Etiketler: "Lida Dai Dai Hua Jiao Nang Seo Yarışması", Lida Dai Dai Hua Jiao Nang Seo Yarışması
Teoman’ın yeni albümü Ekim ayında çıkıyor.
4 Aralık 2008 Perşembe
Teoman , yeni parçalarından oluşan albümüyle iki buçuk yıllık sessizliğini bozuyor. 12 parçadan oluşması düşünülen albümün 5 parçası tamamlandı bile.Düzenlemelerini Alper Erinç’in yaptığı çalışmanın prodüksiyonu Teoman ve yine Alper Erinç tarafından yapılıyor.
Şarkıların çoğunun teoman’a ait olduğu albümde ; her burcun özelliklerinin kadınlar açısından anlatıldığı “ burçlarına göre kadınlar “ ve “mavi kuş ile küçük kız “ özellikle dikkat çekecek şarkılar.
Albümün ismi -daha tam olarak kesinleşmese de - ; “İnsanlık Halleri”. Farklı anlarda, farklı insanlık durumlarını anlatan bu albümde , daha öncekilerdeki gibi sürpriz konuklar da olacak.
Avrupa Müzik tarafından yayınlanacak albüm teoman’ın 8. Stüdyo albümü.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 10:38 0 yorum
Etiketler: Alper Erinç, Teoman, Teoman yeni albüm
05.12.2008 Badem Konseri
| Etkinlik Bilgileri: |
| Sahnede: Badem Mekan: Studio Live Fiyat: 23 tl Etkinlik Tarihi: Yarın - Saat: 22:00 |
| Tanıtım: |
| - 18 yaş sınırı vardır. - Kapı açılış saati 22:00 |
Gönderen Osmixtacebi zaman: 10:35 0 yorum
Etiketler: badem, Studio Live
Dolunay’ın ilk Albümü Yayınlanıyor
17 Kasım 2008 PazartesiÇağdaş melodik yapıları protest şarkı sözleriyle birleştiren Dolunay, ilk albümü “Burada Gelenek Yok“ müzik marketlerde
İsmi ile özdeş olarak içeriğindeki melodi, söz, düzenleme ve enstrümanlarda hiçbir geleneksel–etnik öge barındırmayan Albüm, Dolunay’ın Modern Türk-Rock cephesindeki duruşunu sergilerken, “Bu toprakların müziği doğulu olmak zorunda değil“ açıklamasıyla albümdeki müzikal felsefesini de göstermekte.
Albümün İlk video-klip’i “Sormayın” adlı şarkıya başarılı yönetmen Devrin Usta tarafından çekildi ve yakında müzik kanallarında yayınlanmaya başlanacak.
Toplam 10 şarkı ve 47: 45 dakika süreden oluşan albümde etkileyici ve yoğun vokal melodilerini destekleyen enstrüman melodileri titiz bir çalışmanın varlığına işaret etmekte. Çıplak elektrik ve akustik gitar kombinasyonları ile oluşturulmuş “Sormayın“ , “Herşey“ , “Aynı“ gibi ritmik modern-rock parçalar, gitarın daha belirginleştiği “Sinek“ ve şiirsel balad özelikleri ile “Dururum“, “Bizimdir“, “Burada Gelenek Yok“ dikkat çekici durmakta.
Prodüksiyonu Vav Müzik ve dağıtımı Emi-Kent Müzik tarafından yapılan albümün kayıtları Elec-Trip Records stüdyosunda gerçekleştirildi. Tüm söz, müzik ve düzenlemeleri Dolunay Çapan tarafından yapılan albümün kayıtlarında; vokal performansları yanında gitarları Dolunay Çapan, bas gitarı Tamer Taşkın, keyboardları Uğurcan Sezen çaldı ve davul programlamalar Uğurcan Sezen tarafından oluşturuldu. Miksajları Uğurcan Sezen ve Dolunay Çapan tarafından yapılan albüm’ün mastering işlemleri Sarı Ev Stüdyosunda Barış Büyük tarafından gerçekleştirildi.
Albümde dinleyicilere küçük bir sürpriz olarak CD-Kartoneti içinde 1 kişilik konser davetiyesi bulunmakta.
myspace.com/dolunaycapan
www.dolunaycapan.com
Gönderen Osmixtacebi zaman: 12:16 0 yorum
Etiketler: burada gelenek yok, dolunay, dolunay capan, dolunay çapan, dolunaycapan, ilk albüm, yeni albüm
Demir DEMİRKAN
Demir Demirkan müzik hayatına 13 yaşında gitar çalarak başladı. Temel müzik teorisini kendi çabalarıyla öğrendikten hemen sonra kendi şarkılarını ve sözlerini yazmaya başladı. En başta etkilendiği grup ve müzisyenler arasında Pink Floyd, Deep Purple ve Paul Simon’i sayabiliriz.
Orta okul ve lise yıllarında okul bünyesinde kurduğu grupta şarkı yazarı, solist ve gitarist olarak yer aldı. Daha sonra üniversite yıllarında Steve Vai, Yngwie Malmsteen gibi rock gitar virtüözlerinin etkisiyle daha çok gitar çalmaya yönelip rock gitar tekniği üzerine yoğunlaştı.
1990 yılında İstanbul tabanlı heavy/rock grubu Pentagram’a katıldı ve grubun ikinci çalışması olan Trail Blazer albümünde gitarist ve şarkı yazarı olarak bulundu.
1992’de müzik eğitimi almak için Los Angeles’a taşındı ve MI - Musician’s Institute’a başladı. Scott Henderson, Frank Gambale, Paul Hanson gibi isimler ile çalışma olanağı buldu.
1993 yılında Seeking Shade adlı grubu kurdu ve bu grupta şarkı yazarlığı, gitarist ve solistlik yaptı. Seeking Shade, Los Angeles ve çevresinde konserler ve bar programları yaptı, ve hiç piyasaya sürülmeyen bir albüm kaydetti.
1995’de Seeking Shade adlı grubu kurdu ve bu grupta şarkı yazarı, gitarist ve şarkıcı olarak Los Angeles ve çevresinde konserler verdi ve bir demo albüm kaydetti. Los Angeles’da yaşadığı dört yıl boyunca çeşitli rock, fusion, jazz, afro ve funk gruplarıyla gitarist ve şarkı yazarı olarak da çalışmalar yaptı.
Demir Demirkan 1996’da İstanbul’a taşındı. Taşınmasıyla beraber Şebnem Ferah, Sertab Erener gibi isimlerin de aralarında bulunduğu sanatçıların albümlerinde prodüktörlük, gitaristlik ve şarkı yazarlığı yaptı.
1997’de tekrar Pentagram’a katılıp Anatolia albümünü kaydetti.
2000 yılında ilk solo albümü olan Demir Demirkan’ı Sony Müzik etiketi ile yayınlandı.
Daha sonra 2002’de Dünya Benim albümünü yayınldı.
Demir Demirkan solo albümlerinin yanısıra prodüktörlük ve şarkı yazarlığı kariyerini de bırakmadı. Sertab Erener için yazdığı şarkılar Avrupa ve Türkiye’de büyük ilgi ile karşılanırken içlerinden bir tanesi "Every Way That I Can" 2003 Eurovision şarkı Yarışmasında birincilik ödülü aldı ve dünya marketlerinde 400.000 adet single satışı yaptı.
2004’de 2004 İstanbul albümleri yayınlandı. Bu albüm Avrupa’da onbir ülkede yayınlandı. Bu albümün tanıtım turnesi için Mike Tramp (Whitelion) ile bir Avrupa turnesi yaptı.
Yaptığı çalışmalar arasında reklam/TV jingle ları, dizi ve film müzikleri de bulunan Demir Demirkan’ın bu alanda yaptığı en önemli çalışması, 2005’de çekilen Gallipoli/Gelibolu savaşı belgeselinin müzikleridir. Etnik sazların Türkiye’de, senfonik orkestranın ve koronun da Prag’da kaydedildiği bu film müziği Türkiye’de ve Avustralya’da Soundtrack CD olarak da yayınlandı. Demir Demirkan bu günlerde Turkiye’de solo kariyerine devam etmektedir.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 12:15 0 yorum
Etiketler: Anatolia, Demir DEMİRKAN, Every Way That I Can, Pentagram, Seeking Shade, Trail Blazer
TNK’den albüm öncesi klip
"Elveda De" ve "Kalpsiz" adlı videoları müzik kanallarında yayınladıktan sonra albüm çalışmalarına tam gaz devam eden TNK eylül ayında çıkaracağı albüm öncesi hayranlarına bir de sürpriz video klip hazırlamayı ihmal etmedi.www.tnkfan.net ’te yayınlanan ve "Sıra Bizde" adlı şarkıya Kadir Köymen tarafından çekilen klip 4 şarkılık albümün son klibi olarak düşünülüyor. Tv’lerde yayınlanmayacak olan klibi www.tnkfan.net adresinden seyredebilirsiniz.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 12:10 0 yorum
Etiketler: Kadir Köymen, klip, Sıra Bizde, TNK
Hayko Cepkin 3. Albüm
12 Kasım 2008 ÇarşambaHayko Cepkin 3. Albümünü seneye yani 2009 yılında haziran ayı gibi düşünüyormuş daha 1 sene var ya buna dayanamayızki :S
Gönderen Osmixtacebi zaman: 00:07 0 yorum
Etiketler: hayko cepkin, hayko cepkin 3. albüm
İzmir LTD Rock Fest
6 Ekim 2008 Pazartesi| İzmir LTD Rock Fest |
| Etkinlik Bilgileri: |
| Sahnede: AFFLICTION, GATES OF ETERNITY, GUARDINALS, SIN Mekan: Dungeon Rock Bar /Bornova Fiyat: 10YTL Etkinlik Tarihi: 12.10.2008 tarihinde Saat: 15:00 |
| Tanıtım: |
| İzmir Metal üzik adına sezon açılışı konseri taşıyan taşıyan konser, Death Metal ve Gotik Metalin en iyi isimlerini ağırlıyor.. Hep beraber eğlenmek dileğiyle... |
Gönderen Osmixtacebi zaman: 04:20 0 yorum
Etiketler: affliction, gates of eternity, gothic, gotik, gotik metal, guardinals, ltd rock fest, Metal
Placebo
Lüksemburg’da aynı okulda okuyan, Brian Molko ile Stefan Odsal, Londra’daki Kensington Metrosu’nda karşılaşırlar ve başlarlar sohbete. Sonra o günün akşamında Molko’nun evine gidip müzik yapmaya karar verirler. Yapılan müzikler hoşlarına gider ve grup kurmaya karar verirler. Yanlarına İsviçre asıllı Robert Schultzberg’i de alarak "Ashtray Heart" isimli bir grup kurarlar. Daha sonra isimlerini Placebo olarak değiştirirler. Grup, vokalist-gitarist Brian Molko, bas gitarist Stefan Odsal ve davulcu Steve Robert Schultzberg olarak şekillenmiş ve demo çalışmalarına başlamıştı.
Caroline Records tarafından çıkarılan debut albüm Placebo ile iyi bir çıkış yakaladılar. “Nancy Boy” ve “Bruise Pristine” parçaları ile listelerde kendisine yer bulan grup, David Bowie’nin 50. yaş gününde, New York Madison Square Garden’da sahneye çıkması ile albüm satışlarını bir hayli arttırmıştır.
Bir süre sonra baterist Robert ile grubun diğer üyeleri arasındaki anlaşmazlıklar, Robert’in gruptan kovulması ile sonuçlandı.. Robert’in yerine Breed grubunda çalan Steve Hewitt ile prensipte anlaşıp, onu baterist olarak renklerine bağlamışlardır. Bu kan değişikliğinden mütevellit, Kasım 1998 tarihinde Virgin Records etiketi ile “Without You I’m Nothing” albümlerini piyasaya sürdüler. “Pure Morning”, “You Don’t Care About Us” ve “Every You Every Me” albümün hitleri olmuş, listeleri zorlamış ve MTV’de sürekli çalınmıştır. Bu dönemde “Velvet Goldmine” filmi için T Rex’in “20th Century Boy” şarkısını yeniden yorumladılar ve filmde de boy gösterdiler.
Mayıs 2000’de üçüncü albüm “Black Market Music” yayınlandı. Daha sonra Türkiye’yi de içine alan bir turneye çıktılar.
Nisan 2003 tarihinde dördüncü albüm “Sleeping with Ghosts” piyasaya sürüldü. "The Bitter End" şarkısını çıkış parçası olarak seçen grup, listelerde uzun süre ilk 10’da kaldı.
Kasım 2004’de “Once More With Feeling” isimli, 19 single’lık albümlerini yayınladılar.
Mart 2006’da beşinci albüm “Meds” müzik marketlerde yerini aldı. İlk single “Because I Want you” olurken, grup bu albümden sonra yaptığı turne kapsamında 3 Eylül 2006 tarihinde Rock’n Coke festivalinde ülkemizde bir kez daha sahne almıştır.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 04:19 0 yorum
Etiketler: Ashtray Heart, Brian Molko, Placebo, Robert Schultzberg, Stefan Odsal, Steve Hewitt
Rammsteint
1994 yılında gitarist Richard Kruspe o zamanki grubu "Orgasm Death Gimmicks"ten sıkılır ve aklına yeni bir fikir gelir. Bol distortionlı, sert, tekdüze gitar riffleri ile müzik yapan, heyecanlı, sert, bazen hüzünlü hatta zaman zaman da sıkıcı müzikler yapmak. Berlin duvarı yıkıldıktan sonra evine yani Schwerin’e dönen Richard bu fikri önce arkadaşı Christoph Schneider’le paylaşır ve daha sonra Oliver Riedel’ı da gruba dahil eder. Vokal için de o zamanki grubu First Arsch’ ta davul çalan Till Lindemann ikna edilince Rammstein rüyası "kısmen" başlar. Grup Berlin’de yapılan "Metro Beat" müzik ödülleri için bir kaç parça kaydeder ve yarışmayı kazanır. Ödül olarak da daha profesyonel bir stüdyoda kayıt imkanı kazanırlar. Stüdyoya girmeden önce "Feeling B" grubunun gitaristi Paul kadroya dahil edilir. Hiç de melodik olmayan sert "Rammstein soundu"nun değişmesi gerektiğini düşünen topluluk, daha önce Paul’un da birlikte çalıştığı Christian "Flake" Lorenz’e teklif götürür. Daha klasik bir müzik anlayışına sahip olan Flake bu teklife sıcak bakmaz. Fakat grup büyük ısrarlar sonucu -tabi Paul’ün de ev arkadaşı ve de daha önce aynı grupta çalıyor olmasının avantajlarından faydalanarak- Flake’i ikna etmeyi başarır. Aslında Flake bugün bile yapılan müziği pek sevmez. Grupta hoşuna giden şeyi bir röportajında şöyle belirtir Flake: "Onlar sevmediğim müziği yapıyolar. Ben ise klavyemle onların müziğine tecavüz ediyorum. Bu çok hoşuma gidiyor". Flake’in de katılımıyla bugüne kadar hiç değişmeyen Rammstein kadrosu tamamlanır. Trend Renzor’ın öncülüğünde endüstriyel müzik daha yeni doğmuş kabul edilirken (hatta adı bile henüz tam konmamışken) dünya bu tarzın efsanesiyle tanışır. Fakat grup, röportajlarında endüstriyel müzik yaptıklarını hiç bir zaman belirtmeyip "müziğimize istedikleri ismi verebilirler" der.
Grup adını 1988 yılında Almanya’nın Ramstein kasabası yakınlarında "Ramstein" isimli Amerikan Hava Üssü’nde gerçekleşen trajik kaza için yazdığı şarkıdan alır. Gösteri uçuşu yapan jetlerden ikisi birbirine çarpar ve birinin seyircilerin üzerine düşmesi sonucu 80’in üzerinde insan hayatını kaybeder. Rammstein tam altı yıl sonra dizelerinde bu olayı tekrar canlandırır. Albümleri çıkmadan önce verdikleri küçük konserlerde parça o kadar sevilir ki gruba bu ismi verirler. Ayrıca grubun karanlık tarafını da bu şarkının iyi yansıttığını düşünürler. Fakat o kaza üzerinden bir reklam izlenimi vereceği endişesini taşıyan grup, ismine bir "m" ekleyerek, kelime anlamı "kuvvetlice çarpan taş" olan -ayrıca Berlin duvarının inşası sırasında kontrol ve güvenlik için kullanılan taşların da ismi olan- "Rammstein" olarak değiştirir.
1994 yılında 5 parçadan oluşan (Hallo Hallo, Weisses Fleisch, Rammstein, Schwarzes Glas, Seemann) bir demo kaydı hazırlayan grup bu kayıtla yapımcıların kapılarını aşındırmaya başlar. Bazı yarışmalarda da dereceler alan Rammstein bir dolu aksaklığa rağmen 1995’te Motor Music / PolyGram (Universal) ile kontrata imza atmayı başarır ve Mart 95’te ilk Rammstein albümü "Herzeleid" İsveç’li grup Clawfinger’in de prodüktörü olan "Jacob Hellner" ve "Carl-Michael Herlöffson" la birlikte, Stockholm Polar Studio’da kaydedilir. 17 Ağustos 1995’te ilk single "Du Riechst so Gut" ve 24 Eylül 1995’te de albüm yayınlanır. Albüm kapağındaki resimleri yüzünden grup Neo-Nazi olmakla suçlanır. Tek sebep bu değildir aslında. Vokalist Till Lindemann’ın "R" harflerinin üzerine basa basa söylemesi (ki bu aşırı sağcıların konuşmalarında görülürdü. Adolf Hitler’de "R" harfinin üzerine basa basa konuşurdu) ve konserlerinde gösteri yapan Neo-Nazi’ler için de "kimseye konserimize gelmeyin diyemeyiz" demeleri bir anda şimşekleri grubun üzerine çeker. Grup üyeleri bu soruyla her karşılaştıklarında Nazi yanlısı olmadıklarını ne kadar söyleseler de, insanları bugün bile bu konuda tam olarak ikna edememişlerdir. Zamanla grup bu eleştirilere alışır ve pek de umursamamaya başlar (Müzikleri Columbine katliamını gerçekleştiren çocuğa ilham vermekle bile suçlanmıştı). 14 Ekim 1995’te Project Pitchfork ile beraber 15 konserlik bir turneye çıkan Rammstein büyük ilgi görür. Daha sonra 27-29 Kasım’da Clawfinger’in alt grubu olarak Varşova ve Prag’da konser veren grup, 2 Aralık 1995’te Almanya’da tek başına 17 konserlik ilk turnesine başladı. 1996 yılında konserlerini devam ettiren Rammstein 27 Mart 1996’da Londra’da "MTV Hanging Out" programına, 2 Mayıs 1996’da da Hong Kong’da Polygram Dünya Kurultayına çıkarak kendisini dünyaya tanıttı.
Amerika’lı yönetmen David Lynch’in büyük hayranı olan grup bir videolarını çekmesi için Lynch’e albümlerini gönderirler. Albümden çok etkilendiğini söyleyen Lynch, zamanı olmadığı için teklifi kibarca geri çevirir. Ancak her filminin soundtrack albümüne girecek parçaları bizzat kendi seçen Lynch, Rammstein’ın iki parçasını (Rammstein, Heirate Mich) Lost Highway filminde ve soundtrack albümünde kullanmaya karar verir. Soundtrack albümü için "Rammstein" parçasına da bir video çekilir ve Amerika dahil dünyadaki tüm müzik kanallarında dönmeye başlar. David Lynch’in bu seçimi, dünyayı sarmak üzere olan Rammstein fırtınasına hız verir.
Rammstein sahnede ilk ışık gösterisini Gert Hof sorumluluğunda Berlin Arena’da yıldönümü konserinde kullanır. Bu konserde ayrıca "Moby" ve Bobo & Berlin Üniversite orkestrası’da yer alır. Işıkla mükemmel uyum sağlayan Rammstein müziği, daha sonraki konserlerinde alev ve ışıkla inanılmaz hale gelecektir.
Yeni albümleri Sehnsucht Kasım 1996’da tamamlanır ve albümün ilk single’ı "Engel" 1 Nisan 1997’de yayınlanır. Listelere 12. sıradan giriş yapan, "Bobo"nun da vokaliyle eşlik ettiği parçanın single’ı Haziran ayında 250.000 satış rakamını aşıp 3.lüğe ulaşır. Daha sonra 21 Temmuz 1997’de ikinci single "Du Hast" yayınlanır ve ağustos ayında listelerde 5. sıraya yerleşir. 2. Rammstein albümü "Sehnsucht" ise 22 Ağustos 1997’de yayınlanır. Albüm sadece iki hafta sonunda listelerde 1 numaraya yerleşir. Bu şekilde "Herzeleid" albümü ve "Sehnsucht" albümünden yayınlanan iki single "Engel" ve "Du Hast" la birlikte, Almanya Top 20 listesinde aynı anda dört Ramms+ein kaydı yer alır. 15 Kasım 1997’de geniş çaptaki ilk Avrupa turnesine çıkan grup 8 ülkede toplam 10 konser verir. 21 Kasım 1997’de ise Kraftwerk’in ünlü parçası "Das Modell"i coverlayan grup bir de single yayınlar.
1998 yılının hemen başında Depeche Mode gruptan tribute albümlerinde yer almak üzere bir cover ister. Bu teklif üzerine çok mutlu olan Rammstein (her biri birer Depeche Mode hayranıdır) "Stripped" parçasını yorumlar. Till bir röportajında şöyle diyor: "Biyografilerinde en iyi coverlarının bu olduğunu söylediler. Gurur duyduk". Ayrıca parça için 27 Temmuz 1998’de bir de single yayınlanır.
Konser performansları dilden dile dolaşan ve bir efsane haline gelen grup 14 Ağustos 98’de "en iyi canlı performans" dalında Comet ödülü kazanır. Daha sonra 22 Ağustos’u 23’üne bağlayan gece unutulmaz bir Rammstein konseri gerçekleşir. Berlin Wuhlheide’de "Danzig", "Nina Hagen", "Joachim Witt" ve "Alaska"nın alt grup olarak sahne aldığı 17.000’den fazla Rammstein hayranının tanık olduğu bu unutulmaz konser ayrıca profesyonel olarak kayda alınır. Daha sonra 30 Ağustos 1999’da konser kaydı albüm olarak yayınlanır ve iki hafta içinde bir numaraya yükselir. Konserin görüntülü kaydı ise 13 Eylül 99’da VHS formatında 26 Kasım’da da DVD formatında yayınlanır.
Rammstein 22 Eylül 98’de "Korn", "Ice Cube", "Orgy", ve "Limp Bizkit"in yer aldığı "Family Values" turnesine katılır böylece Amerika’da da belli bir fan kitlesi kazanır. 12 Kasım 98’de ise Rammstein "En iyi Rock Performansı" dalında MTV Avrupa müzik ödüllerinde aday gösterilir ve Milano’da ödül gecesi "Du Hast" parçasını canlı olarak yorumlar. Şubat 99’da 42. Grammy ödüllerinde "En iyi Metal Performansı" dalında aday gösterilen grup Nisan 99’da "En Başarılı Alman Grup" dalında Echo ödülünün sahibi olur.
2 Nisan 2001’de grup sessizliğini bozar ve 3. stüdyo albümü Mutter’i yayınlar. Bu albümden çıkan 3. single Ich Will için grup 8 kasım 2001’de MTV Avrupa Müzik Ödüllerinde inanılmaz bir canlı performans gerçekleştirir. Ekim 2002’de ise Rammstein "xXx" filminin hemen girişinde "Feuer Frei" parçasıyla görülür.
"Mutter" fırtınasının dinmesinin ardından grup iç sorunlarla uğraşmaya başlar. Dağılma kararının eşiğine gelen grup 1 yıl ayrı kalma kararı alır. Bir yılın sonunda tekrar biraraya gelir grup ve buzları eritir. Çünkü Rammstein’ın diğer gruplardan farklı bir yanı iş arkadaşı olmamalarıdır. Zaten grup ortada yokken de iyi arkadaştır grup üyeleri. Örneğin Oliver bir röportajında şöyle diyor: "Aslında ben her zaman tatilde olduğumu düşünüyorum. Sevdiğim, yapmak istediğim işi, yapmak istediğim kişilerle ve istediğim ortamda yapıyorum".
Merakla beklenen 4. Stüdyo albümleri "Reise, Reise"yı 27 Eylül 2004’te yayınlar grup. Albümün ilk single’ı "Mein Teil" içerdiği "gerçek" yamyam hikayesiyle bir kez daha tüm şimşeklerin "Rammstein" üzerine çekilmesine sebep olur. İkinci single "Amerika"da ise Rammstein o güne kadar hiç yapmadığı bir şeyi yapar ve politik bir şarkı yazar. Paul Landers bu konuyla ilgili bir röportajında şöyle der: "Biz kesin bir mesajı olan bir grup değiliz. Fakat burda bir istisna yapmak zorundaydık. Çünkü biz albümü hazırlarken Amerika çok fazla can sıkmaya başlamıştı." Daha sonra yayınladıkları diğer single’lar "Ohne Dich" ve "Keine Lust" ile yine ses getiren grup "Reise, Reise" albümü ile "uluslararası en iyi Rock grubu" dalında "Echo" ödülünü kazanır.
Grup "Reise, Reise" fırtınası daha dinmemişken sıradaki albümün müjdesini verir. 28 Ekim 2005’te çıkaracakları albümün adı "Rosenrot" olacaktır. Bu kadar kısa bir zaman sonra yeni albümün çıkmasının sebebi ise parçaların zaten hazır olmasıdır. "Reise, Reise" albümünün çalışmaları esnasında ortaya o kadar çok parça çıkmıştır ki albüme girmeyen parçaların kaybolmasını istemez grup üyeleri. Ve bu parçalarla birlikte 4 yeni parça daha hazırlayarak, önce adının "Reise, Reise (vol.2)" olarak duyurulduğu fakat daha sonra değiştirildiği "Rosenrot" albümünü çıkarmaya karar verir. 3 Kasım 2005’te "en iyi Alman grup" ödülünü MTV müzik ödüllerinde alan grup ayrıca Grammy ödüllerine ikinci kez "En İyi Metal Performansı" dalında "Mein Teil" ile aday gösterilir. Yine hemen ardından 12 Mart 2006’da "en iyi rock/alternative" kategorisinde bir kez daha "Echo" ödülü kazanır Rammstein.
Dünya çapında toplam 10 milyonun üzerinde kopya satan Rammstein, endüstriyel metalin gereklerini tam olarak yerine getirdiği için her zaman dinleyicisine gereken atmosferi, enerjiyi ve sound’larındaki yürekliliği ulaştıracaktır. Endüstriyel metal, deneysel ve elektronik bir alt-yapıya sahip endüstriyel müzik tarzının aksine elektro gitar, yoğun bir müzik ve keskin riff’ler içeriyor. Metal müziğin agresif yapısını, karanlık şarkı sözlerini yansıtmayı da ihmal etmiyor. Aslında şarkı sözlerinin yorumlanması hakkında çok çekmiş bir grup Rammstein. Paul’un de belirttiği gibi "Amerika" dışında şarkılarında hiçbir zaman kesin bir şeyi anlatmıyorlar. "Daha belirsiz olan bazı şeyler ise insanlara kendi düşüncelerini uygulayabilecekleri kadar şans verilmemesi. Kesin bir fikir ortaya koyduğunuz zaman, hayaller için yeterli boşluk kalmaz" diyor Paul röportajın devamında.
Bugün endüstriyel müziğin en güçlü ismi "Rammstein". Bunun nedenleri aslında çok ta somut değil aslında. Baktığımız zaman somut görünen tek sebep tamamiyle "özgün, farklı" olmaları. En büyük farklılıkları "Alman" olmaları. Belki de hiçbir müzik türüne yakışmayan almanca dili, Rammstein’ın müziğinin adeta temel taşlarından biri. Alman olmaları müziklerinin karanlık yönüne de katkıda bulunuyor. Alman vatandaşlarının kimliksizlik sorunu son bir yüzyıldır her türlü Alman sanat akımını şekillendiren bir faktör. Rammstein üyelerinin de bu atmosferden nasibini alması müzikerinin koyu ve agresif yönünü, sert ve kasvetli tınlayışını diğer gruplardan daha keskin hale getiriyor. Amerikan gruplarının öfkeli sahne şovlarının yanında Rammstein’ın sahne şovlarının daha "gerçek" durması belki de bunun bir sonucu diyebiliriz. Umarız gün gelir o efsane sahne şovlarından birini ve tabi efsanelerin kendilerini Türkiye sınırları içinde görürüz.
Redd
1996 yılında bir cover grubu olarak kurulan ve çocukluk yıllarından beri Pink Floyd, U2 gibi isimlerden etkilenen Redd, kulüp ve bar performanslarıyla oldukça uzun bir tecrübe kazandıktan ve kendi kitlesini oluşturduktan sonra 2000 yılında kendi şarkılarını yazmaya başladı.
Vokalde Doğan Duru, elektrik/akustik gitarda Berke Hatipoğlu, elektrik/akustik gitar ve geri vokalde Güneş Duru, hammond/ syth ve piano da İlke Hatipoğlu ve 2. albümde gruba dahil olan davul da Suat Ayyıldız’dan oluşan Redd, 2005 yılının Şubat ayında ilk stüdyo albümleri olan "50/50"’yi Stardium etiketiyle piyasaya çıkardı. Tüm söz ve müzikleri Redd tarafından yazılan 10 parçanın yer aldığı albümün prodüktörlüğünü de Redd gerçekleştirdi. Albümün çıkış parçası "Mutlu Olmak İçin" gruba rock müzik dünyasında önemli bir yer açarken redd’in ismini de haftalarca müzik listelerine taşıdı. Modern dünyanın döngülerinde ve kent yaşamında sıkışmış insanın hikayelerini anlatan 50/50, Redd’in sonraki çalışmalarının sağlam bir temeli oldu.
İlk albümü ile oldukça geniş bir hayran kitlesi oluşturan Redd, kısa bir süre arayla Nisan 2006’da Pasaj Müzik etiketiyle 2. albümleri" Kirli Suyunda Parıltılar"’ı yayınladı. İlk video parçaları olan "Falan Filan" ile önce yerli müzik kanallarında liste başı olan ve daha sonra MTV World Chart Express listesine 10 numaradan giriş yapan Redd, kendisine özgü şarkı sözleri ve sound’ı ile dinleyicisi kitlesini genişletmeye devam ediyor.
ATM stüdyosunda Alp Turaç ile birlikte kaydedilen "Kirli Suyunda Parıltılar "adlı albümün prodüktörlüğü Redd’e ait. İlk albümlerin 50/50’ye göre göre canlı performanlarına daha yakın, daha dinamik ve güçlü bir albüm olan "Kirli Suyunda Parıltılar albümünde "Falan Filan, Hala Aşk Var mı, Prensesin Uykusuyum, Artık Melek Değilim, Bak Keyfine, Aşık, Dünya, Kirli Suyunda Parıltılar, Ne olmaya Geldim, Roman Kahramanı, Çığlık Çığlığa" olmak üzere 11 şarkı yer alıyor. Bülent Ortaçgil "Çığlık Çığlığa" cover’ı dışında tüm söz ve müzikler Redd’e ait. Albümün ilk video klibi ve fotoğrafları ise Cemil Ağacıkoğlu’na ait.
Video klibi Cemil Ağacıkoğlu tarafından Hadımköy’de çekilen "Falan Filan", herkesin kaçıp gitmek istediği, ruhsal ve bedensel kalabalıktan uzaklaşmayı düşlediği "O" yeri anlatıyor. Klipte Redd, "manzaraya daldım ses çıkarma gerçek can sıkar beni uyandırma derken şehirden kaçışı muhteşem canlı performansı ile yansıtıyor.Dünya gençliğinin takip ettiği müzik kanalı MTV’de yayınlanan "World Chart Express" programında Redd, "Falan Filan" ile U2, Black Eyed Peas, Nelly Furtado gibi birçok önemli isimle aynı listeyi paylaştı. Şarkılarıyla olduğu kadar, canlı performansıyla da oldukça beğeni toplayan Redd, konserlerine devam ediyor.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 04:17 0 yorum
Etiketler: 50/50, Berke Hatipoğlu, Cemil Ağacıkoğlu, Doğan Duru, Falan Filan, Güneş Duru, İlke Hatipoğlu, Kirli Suyunda Parıltılar, Mutlu Olmak İçin, Redd, Suat Ayyıldız
The Rasmus
1994 senesinde grup elemanları daha liseydeyken kurulan Finlandiyalı The Rasmus’un ilk adı önce ‘Sputnik’, ardından ‘Antilla’ ve sonra ‘Rasmus’ oldu. İlk single olan “1st”, 1995 yılında Teja G. Records’dan çıkarken, grup ilk albümleri için Warner Music Finland ile anlaşmaya vardı.
1996 yılında çıkan ilk albüm “Peep” sırasında grup elemanlarının yalnızca 16 yaşında olmasına rağmen albüm, Finlandiya ve Estonya’da verilen 100’ü aşkın konser sonrası Altın Plak kazandı. Aynı sene içerisinde Finlandiya Grammy’sinde “En İyi Yeni Grup” seçilen Rasmus’un 2. albümü “Playboys”, 1997 yılında vitrindeki yerini aldı.
Rasmus, “Playboys” albümünden çıkan “Blue” single’ı ile Finlandiya’da yine Altın Plak kazanırken, grubun 3. albümü “Hell of a Tester” 1998 yılında piyasaya sürüldü. Albümden çıkan single “Liquid” Finlandiya’da müzik kriterlerince yılın en iyi şarkısı seçildi. Aynı sene içerisinde Red Hot Chili Peppers ve Garbage desteği ile Finlandiya turnesine çıkan Rasmus, 2000 senesine gelindiğinde adının İsveçli bir DJ ile karıştırılmasından dolayı adını “The Rasmus” olarak değiştirdi.
2001 yılında The Rasmus adı altında çıkan 4. albüm “Into” iki kere Platin Plak kazanırken, single “F-F-F-Falling” listelerde üç ay 1 numarada kaldı. Grubun 2. single’ı “Chill”, tüm İskandinavya’da yayınlandı ve Finlandiya listelerinde 2 numara oldu. Bu single sonrası İskandinavya ve Avrupa turnesine HIM ve ünlü İsveçli gup Roxette ile katılan The Rasmus, 4. albümlerini İsveç’te kaydetmeye başladı.
2003 yılında çıkan 4. albüm “Dead Letters”, tüm Avrupa’da yayınlandı ve albüm, Almanya, Avusturya ve İsviçre listelerinde kendine yer bulabildi. İngiltere’de de ilk 10’a giren “Dead Letters”dan çıkan ilk single “In The Shadows” yine İngiltere listelerinde 3 numara oldu. Amerika listelerinde ilk 20’ye giren single sonrası grup, “In The Shadows”, “Guilty”, “In My Life”, “First Day Of My Life” ve “Funeral Song” parçalarına klip çekti.
Finlandiya’lı gruplar ‘Killer’ ve ‘Kwan’ ile birlikte ‘Dynasty’ adlı bir grubun parçası olan The Rasmus, bu grupların prodüksiyonlarında yer alıyor.
En son albümlerini Eylül 2005’de “Hide From The Sun” ismiyle yayınlayan The Rasmus, bu albümdeki “No Fear” ve “Sail Away” parçalarını single olarak çıkardı. “Hide From The Sun” albümünden çıkan 3. single “Shot”a klip çeken The Rasmus, şu günlerde Güney Amerika turnesinde bulunmakta.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 04:16 0 yorum
Etiketler: finlandiya, The Rasmus
Blind Guardian
Blind Guardian, 1980’lerin ortasında, Krefeld’te kurulmuş, ünlü Power Metal grubudur. Şarkıları genellikle Power Metal ve Epic Metal ağırlıklıdır. Grup, Blind Guardian adını almadan önce, 1986 ve 1987 senelerinde Lucifer’s Heritage ismiyle iki demo yayınlamıştır.
İlk albümlerinden başlamak üzere, tüm albümlerinde J.R.R. Tolkien ve diğer fantastik edebiyat yazarlarının etkisi görülmektedir. Bununla birlikte şarkı sözlerinde mitolojik öğeler ve efsanelere de bolca rastlanmaktadır.
İlk albümleri Battalions Of Fear ile Somewhere Far Beyond albümlerine kadar müziklerinde daha çok Speed Metal etkisi görülürken, 1995 çıkışlı Imaginations From The Other Side albümleriyle birlikte Power Metal tarzına kaymıştır. Beşinci albümleri Imaginations From The Other Side ile birlikte müzikleri daha karışık bir hal almıştır. Bunda da kuşkusuz şarkılarında geniş yer verdikleri koro ve orkestral düzenlemelerin payı büyüktür.
Grubun dünya çapında üne kavuşmasıysa, Avrupa ve Japonya turnelerinden sonra olmuştur. And Then There Was Silence isimli tek şarkılık çıkışı 14 dakikalık uzunluğuna rağmen İspanya listelerinde 1. Kanada listelerinde yedinciliğe kadar yükselmiştir.
Özellikle solistleri Hansi Kürsch, metal müzik alanında en iyi vokalistlerden biri olarak görülmektedir. Kendisinin operatik vokalleri, Blind Guardian’ın başarısında büyük paya sahiptir.
Grubun solisti Hansi Kürsch, Jon Schaffer’le birlikte Demons and Wizards adlı projeyi gerçekleştirmiştir.
Grubun kurulumundan bu yana geçen 20 yıllık süreci boyunca, çizgileri değişmemiştir. Fakat grup içinde oluşan bazı anlaşmazlıklar sonucu davulcu Thomen Stauch gruptan ayrılmıştır. Yerine Temmuz 2005’te Frederik Ehmke gruba katılmıştır.
2006 senesinde çıkması beklenen A Twist In The Myth albümünün kayıtları bitmiştir. Albüm hakkında fikir veren single Fly ise birkaç ay önce piyasaya sürülmüştür. Albümün promosyon kaydı ise internete sızmıştır. Albümün çıkış tarihi olarak Eylül 2006 verilmiştir.
Grup 14 Mayıs 2006 günü, İstanbul Maslak Venue’de bir konser vererek Türk sevenleriyle ikinci defa buluşmuştur.
Grup üçüncü kez, üç farklı şehirde (04 Mayıs 2007 günü İzmir Ooze Venue’de, 05 Mayıs 2007 günü Ankara Saklıkent’te ve 06 Mayıs 2007 günü İstanbul Maslak Venue) bir konser vererek Türk seyircisi ile tekrar buluşmuştur.
Grup 2008 yılı için, bir orkestra albümü çıkartmayı planlamaktadır.
Grubun müziklerine büyük katkısı olan, Orta Dünya Edebiyatı’nın kurucusu J.R.R. Tolkien’in kaleme aldığı Yüzüklerin Efendisi kitabının sinema uyarlamasının soundtrack albümünde grubun yer almamasının nedeni; Tolkien’in Yahudi olması sebebiyle, oğlu Christopher Tolkien’in Alman bir gruba soundtrack albümünde yer vermek istememesidir.
Hansi Kürsch - Vokal (1985 -) | Bas Gitar (1985-1997)
André Olbrich - Gitar (1985 -)
Marcus Siepen - Gitar (1987 -)
Frederik Ehmke - Davul (2005 -)
Gönderen Osmixtacebi zaman: 04:15 0 yorum
Etiketler: Blind Guardian, J.R.R. Tolkien, Power Metal