2003 yılında, beraber çaldıkları bar grubu Kompleks’ten ayrılarak Candan Tezel (vokal) ve Ozan Yılmaz (klavye) tarafından kuruldu.Grubun ilk ismi 118 olarak belirlenmişse de daha sonra sürekli kullandıkları 110 numaralı Taksim-Sarıyer otobüs hattını grup ismi olarak kullanmaya karar verdiler.
Katıldıkları Roxy Müzik Yarışması’nda ilk 10 elemelerini geçtiler ancak dereceye giremediler. Daha sonra gruba Mehmet Esemen (gitar), Serkan Aktaş (bas) ve Nedim Ruacan (davul)’ı alarak albüm çalışmasına başlayan grup, 2005 yılında “Atomların Harika Dünyası”nı EMI etiketiyle çıkardı. Albümün çıkışından hemen sonra vefat eden Serkan Aktaş’ın yerine Alper Kılıç’ı aldılar ve ilk kliplerini albümün 7. parçası olan “Bitti Mi?”ye çektiler.
Rock İstanbul, Rock’n Coke gibi Türkiye’nin önemli festivallerinde sahne alan grup, Jay Jay Johanson ve Starsailor gibi isimlerle de aynı sahneyi paylaştı. Elektronik ve rock müziği başarıyla harmanlayan 110, ikinci klibini “Özledim Seni”ye çekti.
Tamamen kendi üretimleri olan “Atomların Harika Dünyası”ndan 3. klip ise “Gölge”ye geldi. Bu klibin diğer kliplere göre bir farkı vardı; 2006 yılında vizyona giren Togan Gökbakar’ın yönetmenliğini yaptığı “Gen” filminin müziği oldu. Filmden ve grubun performans görüntülerinden oluşturularak çekilen klip, Cem Gül imzası taşıyor.
Eylül 2006’da basçı Alper Kılıç’ın gruptan ayrılmasıyla yerine Mehmet Fırıl geçti.
Nedim Ruacan Ocak 2007 tarihinde gruptan ayrılmış, yerine Alen KONAKOĞLU gelmiştir.
CANDAN TEZEL / solist & bilgisayar
12 Şubat 1979 doğumlu. Karadeniz Ereğli TED Koleji mezunu, halen Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği öğrencisi. Yaklaşık 13 senedir müzikle uğraşıyor.
OZAN YILMAZ / klavye & bilgisayar
7 Temmuz 1979 Ankara doğumlu. Babası Zeki Yılmaz’ın (saksofon sanatçısı) desteği ile müzikte kendini geliştirdi. Eğitimine İstanbul Üniversitesi Fizik bölümünde devam etmekte. 1997 yılından beri birçok müzik grubunda klavye çalmakta.
NEDİM RUACAN / davul
21 Aralık 1979 Brooklyn doğumlu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda iki sene keman, yedi sene vurmalı sazlar öğrenimi gördü. Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nü bitirdi. Bir sene Berklee College of Music okuluna devam etti. Babası Neşet Ruacan ile çalışmaya devam ediyor.
MEHMET ESEMEN / gitar
29 Eylül 1979 İstanbul doğumlu. Müziğe 12 yaşında gitar çalarak başladı. 1996 yılından itibaren profesyonel olarak stüdyo ve sahne çalışmalarında bulundu. 1997 yılında girdiği Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nde Neşet Ruacan, Kamil Özler gibi isimlerle çalıştı. 2002 yılında kurulan Funktion ile birçok yerde konserler verdi.
SERKAN AKTAŞ / bas gitar
16 Ocak 1981 İstanbul doğumlu. Solak olmasına rağmen sağ eliyle de bas çalabilecek yetenekte idi. Comma ve Zardanadam grupları ile de çalıştı. Tedavi gördüğü bir hastalıktan dolayı hayatını kaybetti.
110
16 Temmuz 2008 ÇarşambaGönderen Osmixtacebi zaman: 01:33 0 yorum
Etiketler: 110, Alen KONAKOĞLU, Atomların Harika Dünyası, CANDAN TEZEL, MEHMET ESEMEN, NEDİM RUACAN, OZAN YILMAZ, özledim seni, SERKAN AKTAŞ
Evanescence
Evanescence Amerikalı Alternative Rock grubu. 1998 yılında Arkansas da vokalist Amy Lynn Lee ve gitarist Ben Moody tarafından kuruldu. Daha sonra gruba 2002 yılında John LeCompt (gitar) ve Rocky Gray (davul) katıldı. Grup rock grubu olarak katogorize edilsede, yaptıkları müzikte alternatif rock, gothic rock, nu-metal, piyano rock, arena rock ve wagnerian rock unsurları taşımaktadır.
Finansal zorluklar yüzünden gruba eleman alamayan ve bu yüzden de canlı konser performanslarına çıkamayan grup , beraber şarkı yazarak ilk albümleri “Origin” i demo albüm olarak 2000 yılında piyasaya çıkardı.
Grup ilk çıkışını 2003 yılında “Daredevil” adlı filmin soundtrack’ine verdikleri “Bring Me To Life” ve “My Immortal” adlı parçalarla yaptı. Sınırlı sayıda basılan iki albümden sonra 2003 yılında ilk albümleri olarak sayılabilecek "Fallen" isimli albüm yayımladılar. Fallen albümü ile büyük bir çıkış yakalayıp birçok ödül kazandılar.Albümde yer alan “Bring Me To Life” Amerika listelerinde 5. sırayı alırken, Ingiltere listelerinde birinci sırada yer aldı. Aynı şekilde “My Immortal” Amerika’da 7. sıraya yükselirken, Ingiltere’de 9. sıraya kadar yükseldi. Aynı yıl grubun kurucularından olan Ben Moody gruptan ayrıldı ve yerine Cold grubunun gitaristi Terry Balsamo geldi.
Kasım 2004 yılında Wind-Up şirketi tarafından Evanescence grubunun ilk konser albümü "Anywhere But Home" albümünü yayımlandı.(Albümde bir de Korn grubunun "Thoughtless" şarkısının cover’ı bulunuyordu.).
Evanescence 2004 yılında “En İyi Hard Rock Performansı” ve “En İyi Yeni Artist” dallarında Grammy Ödülü kazandı. Aynı yıl “My Immortal” adlı parça “MTV Video Müzik Ödülleri’nde “En İyi rock Video” ödülüne aday gösterildi. Grup “Anywhere But Home” adlı CD/DVD’yi piyasaya çıkardı. 2004 yılı sonunda “6 tane pilatin plak ödülünü kazanan “Fallen” Amerika’da 2.7 milyon satarak 8. en çok satan albüm statüsüne ulaştı.
Grubun 2. albümü “The Open Door”un 3 Ekim 2006’da çıktı. İlk haftasında 500000’e yakın satan albüm, albüm listelerinde de şimdiye kadar ki en iyi dereceyi yakaladı. İlk single "Call Me When You’re Sober" 21 Temmuz’da çıkarken, ikinci single "Lithium" un 27 Kasım’da çıkacağı açıklandı.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 01:32 0 yorum
Etiketler: Anywhere But Home, arena rock, Bring Me To Life, Daredevil, EVANESCENCE, Fallen, gothic rock, My Immortal, nu-metal, Origin, piyano rock, rock, The Open Door, Thoughtless
Kargo
1990’ lı yıllar Türkiye’ de pop müzik patlamasının yasandığı yıllardır, ancak 1993 yılında Türkiye’ de rock müzik rüzgarları esmeye başlamıştır. Kiminle mi? Tabii ki Kargo ile. Çıkardıkları ilk albüm "Sil Baştan" ile pop müzigin prim yaptığı günlerde başarılı rock parçalarına imza attılar, ancak albümün beklenen satışa ulaşmaması grup içinde bir takim problemlere yol açtı ve grupta dağılmalar başladı.
1994 yılında Kargo’ dan geriye sadece grubun kurucusu Selim ve bas gitarcısı Mehmet Şenol Şişli kalmıştı. Selim ve Mehmet gruba yeni üyeler arayışına girmişlerdi çünkü amaçları Kargo grubunu, aralarına katacakları yeni üyelerle, en güzel yerlere taşımaktı. Aynı yıl içerisinde gruba konservatuar öğrencisi olan Serkan Çeliköz klavyeci olarak dahil oldu. Bunu takiben Burak Karataş’ ın gruba davulcu olarak dahil olmasıyla geriye bir tek yer boş kaldi, o da solist kontenjanı idi. Bir aksam bir barda dinledikleri ve sesini çok begendikleri Koray Candemir solist kontenjanının rakipsiz adayı idi. Koray’ ın solistlik teklifini kabulü ile albüm çalışmalarına start verdiler.
Takvimler 1996 yılını gösterdiğinde, Türkiye radyo ve televizyonlarında ortalığı adeta kasıp kavuran bir rock parçası yayınlanmaya başladı Bu parçanın adı "Yüzleşme" idi. Yüzlerce pop müzik parçası arasından başarıyla sıyrılan Yüzleşme, listelerde bir numaraya kadar yükselip uzun süre yerini kimseye kaptırmadı. Özellikle gençlerin beğenisini kazanan Yüzleşme, 96 yazının Kargo şarkılarıyla hareketli geçeceğinin sinyalini veriyordu. Bu sinyal, albümün diğer hiti "Son Defa"’ nin yaz ortasında kliplenmesi ile gerçeklik kazandı. Müzik piyasasında bir rock grubunun da başarılı olabileceği üçüncü klibin çekildiği "Adımı Çağır" parçasından sonra kanıtlanmış oldu.
Kargo parçalarının Tv ve radyolarda sık sık yayınlanması grubun geniş bir hayran kitlesi kazanmasına ve albüm satışlarının olumlu şekilde etkilenmesine neden oldu. Böylece Kargo, ilk albümde yasadıkları sıkıntılara "Yarına Ne Kaldı" albümü ile nokta koymuş oldu. Artık önlerinde hayranları ile seyahat edecekleri uzun bir müzik yolculuğu vardı.
1997 yılının Nisan ayında merakla beklenen ikinci albüm "Sevmek Zor" piyasaya çıktı. Albümün ilk klip parçasi "Şairin elinde" idi. Şairin Elinde, ilginç sözleri ve başarılı klibi ile en az Yüzleşme kadar ses getirdi. Sevmek Zor albümündeki her parça farklı bir duyguya ev sahipliği yapıyordu. Aldatma, kırgınlık, kayboluş gibi temaların büyük bir başari ile işlendiği parçalar, Kargo fanları tarafından çok sevildi. Albümün ikinci klibi, 97 Temmuzunda, "Sen Her Zaman" isimli parçaya geldi ve bu klip de Kargo fanı olsun olmasın bir çok insan tarafından çok beğenildi.
1997 yılında ikinci albümünde çıkmasıyla ilk albümde olduğu gibi başarılı konserler vermek üzere bir turneye çiktilar ancak plak ve organizasyon şirketinin başarısız organizasyonu, Kargo’ nun hayal ettiği konserleri verememesine yol açtı. Bu da, her ne kadar iyi bir satış rakamına ulaşmış olsa da, ikinci albümde Kargo’ nun duraksamasına neden oldu.
Kargo, plak şirketine duymuş olduğu kızgınlıgı yaptıkları müzik ile dile getirmek istiyordu. 97 yılının son aylarında stüdyoya girerek üçüncü albümlerini hazırlamaya başladılar.
1998 yılının Haziran ayında Yalnızlık Mevsimi piyasaya çıktı. İlk klip, rock ile alaturka müziğin çok başarılı bir şekilde harmanlandığı "Arabik Fahişe"’ ye geldi. Bu parça, Kargo fanlarının yanısıra, underground cephesinden büyük bir destek gördü. Üçüncü albüm çok basarılı çalışmaların olduğu bir albümdü, fakat plak şirketi ikinci klibin çekimini bir türlü gerçekleştiremiyodu. Bu durum albümün unutulmasına neden olacakken, Kargo plak şirketini değiştirdi ve hemen albümün en önemli hitlerinden "Kalamış Parkı"’ na basarılı bir klip çekildi. Bu klibin bir de özelliği vardi. Kalamış Parkı ’ nin klibi, Kargo tarihinde ilk kez slow parçaya çekilmiş bir klipti. Dogu Batı kültürünün farklılığını anlatan "Boğaziçi"’ ne çekilen ve çok başarılı görüntülerin bulunduğu üçüncü klibin ardından Kargo, Türk müzik piyasasında önemli bir yerde olduğunu ve Avrupa standartlarında bir grup olduğunu kanıtlamış oldu. Yalnızlık Mevsimi adından da anlaşılacağı üzere yalnızlık duygusunun her yönüyle işlendiği bir albüm oldu. Yalnızlığın yanı sıra doğu batı kültürünün sentezi ve bu sentezin getirdiği sosyal sorunlar da bu albümde başarılı bir şekilde irdelenmişti.
Üçüncü albümün diğer albümlerden bir farkı vardı. İlk kez albüm kapağında, Kargo kendi resmini kullanmamıştı ki bu cesaret gerektiren bir davranıştı. Onlar bu albümde parçaların ne kadar iddialı oldugunu albüm kapağında izledikleri politika ile kanıtladılar. Yalnızlık Mevsimi albümü gerek sözleri, gerek müziği, gerekse klipleri ile Kargo’ nun müzik geçmisinde ve kariyerinde ulaştığı en yüksek nokta oldu.
1999 yilinda bas gitarcı M.Ş.Ş’nin askerde olması nedeniyle albüm çıkarılmadı. 2000 yılının Mart ayında Kargo dördüncü albümleri "Sen Bir Meleksin" ile müzik piyasasina iki yıllık bir aradan sonra tekrar merhaba dedi. 4’ üncü albüm diğer albümlere göre gerek sözler gerekse müzik açısından daha soft bir albüm olmuştu. Bunun en büyük nedeni ise, Kargo’nun 2’inci ve 3’üncü albümde plak şirketiyle yaşadıkları sorunların ardından rahat bir döneme giriş yapmaları idi. Sen Bir Meleksin albümünün diğer albümlere göre daha akustik ve soft bir albüm olusu, hayran kitlesini yaş ortalamasının artmasına neden oldu. Bu albümle Kargo’ yu orta yaş ve üzerinde olan insanlar da severek dinlemeye basladi. Sen Bir Meleksin albümünün ilk klip parçasi "Renklerin İçinde" oldu. Bu klibi takiben konser ve bar programlarinin favori parçası olan, Kargo’nun ilk elemanları ile çıkardıkları Sil Baştan albümünde de yer alan "Yanımda Sen olmayınca" ’ya klip çekildi. Yanımda Sen Olmayınca’ nin yanısıra, ilk Kargo albümü olan Sil Baştan’ ın o dönemin büyük hiti olan "Yıllar Sonra" sarkısını da Koray’ın güzel yorumuyla dinlemek bu albümde mümkün oldu. Yıllar sonra yeni haliyle kliplenince Kargo tarihinde iki defa klip çekilen ilk şarkı ünvanını da kazandı. Dördüncü albümün çıkmasıyla Kargo muhteşem sahne performansını konser ve bar programlarında sahneleme fırsatını bir kez daha yakalamış oldu. Efes Dark sponsorluğunda verdikleri konser turnesi, aynı zamanda Kargo’nun Efes Dark reklamlarında yer alması ve özel bir CD çıkarmasıyla daha da renklendi.
Sen bir meleksin albümünün büyük başarısına rağmen Kargo üyelerinin artık kendi özel projelerine zaman ayırmalarının vakti gelmişti. Hayranlarına "Best of Kargo" albümü ve remikslenerek sunulan "Ayrılık Şarkısı" ile bir süreliğine veda ettiler. Ara dönemlerinde Koray ilk solo albümü "Sade"’ yi yayınladı ve aynı zamanda Ferzan Özpetek tarafindan çekilen "Cahil Periler" filmi ile beyazperde de, gerek seslendirdiği ve rol aldığı reklam filmleriyle, gerekse de sunuculuğunu yaptığı "Sing Your Song" yarışma programı ile ekranlardan sevenlerine ulaştı. Selim ve Serkan ise, Aslı ile başladıkları prodüktörlük çalışmalarını tam gaz sürdürdüler, Mister No, Tarık, Aslı ve Yalın akla ilk gelen isimlerden. Burak da, baterisiyle bazı sanatçılara destek verdi. MŞŞ ise bu dönemde iki kitap yazıp, yeni projesi olan Biraderler grubu üstünde çalıştı.
2003 yılında yeniden albüm çıkarma üstünde konuşan grup elemanları olumlu karara varılması ile 2004 yılının başında albüm kayıtları başladı. Fakat çesitli nedenler yüzünden kendi bireysel projelerini gerçekleştirmek isteyen MŞŞ, bu albüme katılmamaya karar verdi. Athena grubundan ayrılan Canay Cengen ile albüm kayıtları ve konserlerde kendilerine destek vermesi için anlaşan Kargo, yoğun tempolu çalışmaları sonucunda "Ateş ve Su" adlı albümleri ile 2004 Mayıs ayında tekrar sevenleri ile buluştu.
Türkiye’ de genç elemanlardan oluşan ve alternatif olarak çıkan ilk rock grubu olarak nitelendirebileceğimiz Kargo, birçok genç rock sanatçısı ve gruplarına yol açarak Türkiye’ de rock müziğin bugüne gelmesinde ilk adımı attı. Yeni çıkan grup ve kişilere yardımları ile de rock müziğin gelişmesine ne kadar önem verdiklerini ispatladılar. Kargo’ ya bizlere ve Türk müzik piyasasına böyle bir fırsat verdikleri için sonsuz teşekkürler.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 01:31 0 yorum
Etiketler: Ateş ve Su, Kalamış Parkı, Kargo, Koray Candemir, Mehmet Şenol Şişli, Sen Bir Meleksin, Serkan Çeliköz, Şairin elinde, Yüzleşme
Gökçe
Müzisyen bir babanın kızı olan Gökçe, müzik hayatına daha ilkokulda aldığı piyano dersleriyle başladı.Daha sonra vurmalı sazlara olan ilgisiyle davul kurslarına devam etti. Üniversite yıllarında Axilic ve Sleepy Gonzales adında vokal yaptığı iki ayrı grubu oldu.4 sene çeşitli bar, festival ve üniversite konserleri verdi. Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi sanat yönetimi mezunu olduktan sonra 2 yıl bir reklam şirketinde sanat yönetmeni olarak çalıştı. Hayatının geri kalanını şarkı söyleyerek ve davul çalarak geçirmeye karar veren Gökçe, işi bırakarak 3 bayandan oluşan bir grupta davul çalmaya başladı yaklaşık 2 sene İstanbul, Bursa, Biga, Marmaris ve Ankara’da çeşitli konserler verdiler.
20 yaşından beri yaptığı besteleri ve birikimlerini bir albümde toplamaya karar veren Gökçe prodüktörlüğünü ve aranjörlüğünü üstlenen Alen Konakoğlu ile stüdyo çalışmalarına başladı.2007 Haziran’da Pasaj Müzik etiketiyle Böğürtlenli Reçel adlı ilk albümünü yayınlanan Gökçe’nin menajerligini ise Bora Yeter yapiyor.
Gökçe bir taraftan da Ilke Devrim Duman’la kurdugu sadece iki davuldan olusan performans projeleri D-she’yle çalismalarina devam etmektedir.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 01:29 0 yorum
Etiketler: aradım seni, böğürtlenli reçel, gökçe
Göksel
1971 İstanbul doğumlu olan Göksel Demirpençe, 1988 yılında girdiği Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde eğitimini sürdürürken solfej ve şan dersleri almaya başlayarak müzik dünyasına ilk adımlarını atmıştır.
1991 yılında eğitimini bırakarak profesyonel olarak müziğe yönelen sanatçı birçok sanatçıya vokalist olarak eşlik etti. 1997 yılında çıkan Yollar albümü ve albümün çıkış parçası Sabır ile tanındı. İkinci albümü olan ve kendi beste ve sözlerine daha çok yer verdiği Körebe’yi 2001 yılında hazırladı. 2003’te Söz Ver, 2005’te Arka Bahçem albümleri yayınlandı.
Göksel, son olarak Nisan 2007’de 5. albümü "Ay’da Yürüdüm" albümünü çıkardı.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 01:27 0 yorum
Etiketler: ayda yürüdüm, depresyondayım, göksel, göksel biyografisi, körebe, sabır, söz ver
Giyotin Grubu
2000 yılında İstanbul’da kurulan Death Metal grubu.
Ümit Karahan - Ritim Gitar, Vokal
Burak Çavdar - Lead Gitar
Erhan Balkan - Bas Gitar
Kerem Altıntaş - Davul
Gönderen Osmixtacebi zaman: 01:27 0 yorum
Etiketler: Death Metal, Giyotin
Grup Merdiven
Serhan Kelleözü, 1956 yılında Adana’da doğdu. 1981 yılında Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Akademisi İşletme Bölümün bitirdi. Ancak müziğe olan yoğun tutkusu, profesyonel olarak müzisyenliği seçmesini sağladı. 1986 yılında Grup Merdiven i kurdu Evli ve iki çocuk babası olan Serhan Kelleözü 1989 yılında Altın Çınar Şarkı yarışmasında 179 grup arasında OLUŞUM isimli parçasıyla birincilik kazandı. Başta Adana Altın Koza film festivali olmak üzere, Seyhani Silifke, Bandırma Festivalleri gibi bir çok festivalin tanıtımı parçalarına imzasını attı. 1996 yılında ALİŞ isimli sinema filminin ve yine 1996 yılında Levent KIRCA’nın İSMİ LAZIM DEĞİL, yılında Şebnem KISAPARMAK’ın İSKELE SOKAK dizilerinin müziklerini hazırladı. Ayrıca 19 tiyatro müziğini besteleyen Serhan Kelleözü’nün halen söz ve müziği kendisine ait olan 615 bestesi bulunmaktadır. -AKDENİZ AKŞAMLARI , HASRETLER AYRILIKLA BAŞLAR, DİVANE,ARA BENİ ARA en tanınmış eserleridir.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 01:25 0 yorum
Etiketler: AKDENİZ AKŞAMLARI, Altın Çınar Şarkı, Grup Merdiven, Serhan Kelleözü
Skyturk
1992 yılında Eskişehir’de kurulan Thrash Metal grubu.
Ahmet Çelik - bas
Ömür Bugün - gitar/vokal
Selçuk Armutlu - gitar
Koray Han - davul
Gönderen Osmixtacebi zaman: 01:22 0 yorum
Etiketler: Skyturk, Thrash Metal
Sabhankara
2001 yılında İstanbul’da kurulan Melodik Death/Thrash Metal grubu.
Savas - vokal, gitar
Süha - gitar
Sinan - bas
Yagiz - davul
Gönderen Osmixtacebi zaman: 01:20 0 yorum
Etiketler: Melodik Death Metal, Sabhankra, Thrash Metal
Sarp Biyografisi
1977’de Ankara’da doğan Sarp, çocukluk ve gençlik yıllarını Denizli’de geçirdi.
Müzikle çok küçük yaşta evdeki Elvis Presley, Deep Purple plaklarını dinleyerek tanışan Sarp, daha sonra The Doors’u keşfettiğinde müziğin hayatının en önemli parçası olacağını fark etti.
Ortaokul yıllarında bir arkadaşının çalmayı öğrettiği gitarını bir daha elinden bırakmadı ve kendi kendine gitar kabiliyetini ilerletti. Denizli Anadolu Lise’sinde “Butterfly” isimli ilk müzik grubunu kurdu ve Denizli’deki cafelerde rock müziği çalarak bir ilki gerçekleştirdi.
1996’da Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nin Kimya Mühendisliği Bölümünü birincilikle kazanıp İzmir’e yerleştikten sonra orada “Trap” isimli bir grup kurarak İzmir’de çeşitli mekânlarda ve son olarak da Punta’da sahne performanslarına başladı.
2000 yılına kadar müziği, sesi ve performansıyla kendi hayran kitlesini oluşturduktan sonra albüm teklifi aldı. İlk albümü “Siyahın Matemi”ni de o sene çıkardı. Türkiye’deki mali krize rağmen çok iyi bir satış grafiği yakalayan albümün başarısını ülke çapında sayısız turne ve konser izledi. Sarp’ın bu albümden hala severek yorumladığı parçalar arasında "Siyahın Matemi" ve "Bu Gece" yer alıyor.
Plak şirketindeki sorunlar yüzünden ikinci albümünün çıkmasını geciktiren Sarp, bu süreyi beste yaparak ve müziğini istediği sound’da yapmasına olanak verecek bir plak şirketi arayarak geçirdi. İlk albümün kendisini yansıtmadığının ve kendisine ait hissetmediğinin altını çizen Sarp, plak şirketi araştırmalarında titizlik gösterdi.
Bu süre boyunca müzikten ve hayranlarından ayrı kalmak istemediği için canlı performanslarını, İzmir’de ve İstanbul’da birçok mekanda sürdüren Sarp, İstanbul dışında da festivallere ve özel konserlere katıldı.
2006 yılında Rec by Saatchi’yle anlaşan Sarp, ikinci albümü “Eski Aşklar”ı çıkardı. Bu albümün tam istediği gibi ve kendine ait olduğunu belirten Sarp, plak şirketinin onu seçimlerinde özgür bırakmasından dolayı çok memnun olduğunu dile getiriyor. Albümün prodüksiyonunun her aşamasında fiilen katkıda bulunan Sarp albümün vokal kayıtlarını 1 günde bitirdi. Enstrüman kayıtları ise Sarp’ın yönetiminde canlı olarak 5 günde gerçekleştirildi.
Albüme solistliğin yanı sıra söz, beste ve aranje yaparak da katkıda bulunan Sarp, “Bazı Anlar” parçasını 1999’da kaybettiği ağabeyi İlhan için besteledi. Albümde ona ait olan diğer parçalar ise birinci albümden sonra yazıldı ve besteleri zaman içinde gelişerek son halini aldı.
Sahne performansında Türkiye’nin en iyisi olduğunu vurgulayan Sarp, sahnedeyken müzikten keyif almasının bunda çok büyük bir payı olduğunu da ekliyor. İzleyenleriyle sahneden diyalog kurmaktan da ayrı zevk aldığını belirten Sarp halen Beyoğlu-Line’da ve Kadıköy-Voodoo’da sahne almaya devam ediyor.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 01:16 0 yorum
Etiketler: Bazı Anlar, Bu Gece, Butterfly, Eski Aşklar, Sarp, Siyahın Matemi, trap
Aylin Aslım
9 Temmuz 2008 Çarşamba
Almanya’nın Lich isimli küçük bir kasabasında dünyaya geldi.
1994’ten itibaren İstanbul’un çeşitli canlı müzik mekanlarında yabancı coverlar söyledi. 1996’da beş kızdan oluşan “Zeytin” adlı rock grubuyla canlı müzik piyasasında dikkatleri çekti.
1998 Roxy Müzik Günleri’nde 2.’lik ve 1999 Roxy Müzik Günleri’nde Jüri Özel Ödülü kazandı. 1998’de “Süpersonik” adlı grubu kurdu ve oldukça alışılmadık elektronik altyapılı parçalardan oluşan repertuarına karşın kısa sürede kendine has bir izleyici kitlesi yarattı.
Gelgit albüm kapağı2000’de “Gelgit” isimli alternatif elektronik pop albümünü Power Records’dan çıkardı. 2000’de müzikal direktörlüğünü yaptığı “H2000” organizasyonunda, BUSH, Chumbawamba, GusGus, Lamb Jay Jay Johanson gibi dünya müzisyenleriyle aynı sahneyi paylaştı. 2001’den itibaren H2000, Creamfieds ve Rockistanbul gibi büyük organizasyonlarda ve Tindersticks, HIM, Placebo, Macy Gray ve Queen Adreena gibi büyük konserlerin açılışında sahne aldı.
2003’te Mor ve Ötesi, Athena, Bülent Ortaçgil, Vega, Feridun Düzağaç, Bulutsuzluk Özlemi ve Koray Candemir’le birlikte “Savaşa Hiç Gerek Yok” single’ında yer aldı. 2003’ten itibaren elektronik sound üzerine kurulu ilk albümünün şarkılarını sahnede “Süt’lü” adını verdiği proje dahilinde, sert rock versiyonlarıyla söyledi. 2003’te ilk albümünde yer alan “Senin Gibi” isimli şarkısı Yunanlı pop müzik sanatçısı Teresa tarafından Yunanca yorumlandı. Teresanın albümü 2005 yılı içerisinde Türkiye’de de yayınlanacak.
2004’te Murathan Mungan’ın “Söz Vermiş Şarkılar” albümünde “Kimdi Giden Kimdi Kalan” şarkısını yeniden yorumladı. 2004’te DJ Mert Yücel’le birlikte yaptıkları “Dreamer” adlı İngilizce single İngiltere’de Baroque Records UK tarafından yayınlandı ve İngiltere’de Balance Chart UK’de 3 numaraya, Amerika’da Balance Chart USA’de 1 numaraya kadar yükseldi. 2004’te Fatih Akın’ın “Duvara Karşı” filminde ilk albümünden “Senin Gibi” adlı şarkısı yer aldı.
2005’te Teoman’ın “Balans ve Manevra” filminde rol alan Aylin Aslım, filmin Pasaj Müzik tarafından yayınlanan soundtrack’inde Teoman’ın “Bazı Yalanlar” isimli parçasını yorumladı. Ayrıca Kutluğ Ataman’ın çektiği “İki Genç Kız” filminin soundtrack’inde ilk albümünden “Keşke” adlı şarkısı yer aldı.
Aynı yıl Aylin Aslım Ve Tayfası adı altında Pasaj Müzik’ten Gülyabani albümünü çıkardı. Bu albümden Gülyabani, Ben Kalender Meşrebim ve Ahh şarkılarına klip çekti. Daha sonra Bulutsuzluk Özlemi’nin “Felluce-Bağdat” adlı single albümünde “Bağdat Kafe” adlı şarkıda vokalde Nejat Yavaşoğulları’na ve Çilekeş’in "Yetmiyor" adlı şarkısına eşlik etti.
2006’da da Ogün Sanlısoy ile "Kendin Oldun" şarkısını yorumladı.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 02:29 0 yorum
Etiketler: aylin aslım, aylin aslım biyografi
Avril Lavigne
Avril Ramona Lavigne-Whibley (d. 27 Eylül, 1984, Napanee, Ontario), Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı.Dünya çapında yirmialtı milyon kopyadan fazla albüm sattığı söylenmektedir.2006 yılında Canadian Business Magazine adlı dergiye göre Lavigne’nin Hollywood’da yer alan en zengin yedinci Kanadalı olduğu söylenmiştir.
Avril Lavigne’nin ailesi fransız kökenli olduğundan ,şarkıcının ismi de Fransızca’daki gibi telaffuz edilmektedir. Avril,Fransızca’da Nisan,Lavigne de sarmaşık anlamındadır.Ailesinin Fransız kökenli olmasına karşın ;Avril Lavigne hiç Fransızca bilmemektedir.
Lavigne’nin ilk albümü olan Let Go 2002 yılında çıktı.İkinci ve üçüncü albümleri olan Under My Skin ve The Best Damn Thing ise sırasıyla 2004 ve 2007 yıllarında çıktı. Bu albümlerin ikisi de Billboard 200 listesinde ilk sıraya yerleşmeyi başardı.Avril Lavigne’nin bu listelerde en üst sıraya terleşen şarkıları Complicated,Sk8er Boi ,I’m With You,My Happy Ending,Nobody’s Home,Keep Holding On,Girlfriend ’dir.
Biyografi Avril Lavigne,Belleville Ontario Kanada’da doğdu. Babası Fransa,annesi Ontario doğumludur.Anne ve babası katolik olduğundan Lavigne de bir katolik gibi büyütülmüştür. Avril’in müzikal yeteneği ilk kez henüz iki yaşındayken,kilise şarkılarını söylerken annesi tarafından farkedildi.Aile,Lavigne 5 yaşındayken Napanee-Ontario’ya taşındı.
1998 yılında Lavigne bir müzik yarışmasını kazandı ve bunun üzerine yine kendisi gibi Kanadalı bir şarkıcı olan Shania Twain ile beraber ilk büyük konser turnesine çıktı.Twain’in Ottawa konserinde What Made You Say adlı şarkıda ,şarkıcıya eşlik etti.
İlk profesyonel menajeri olan Cliff Fabri onu ilk kez Kingston Ontario ’daki bir kitapçıda şarkı söylerken keşfetti.Lennox Community Theatre’da bir performansı sırasında ise Kanadalı yerel bir şarkıcı olan Steve Medd tarafından farkedildi ve Medd’in 1999 yılında çıkmış olan Quinte Spirit albümünde yer alan "Touch The Sky adlı şarkı da ona eşlik etmesi için teklif aldı.
16 yaşındayken Arista Records adlı müzik firmasının bir temsilcisi olan Ken Krongard şirketin patronu Antonio "L.A." Reid" ile görüşmesi için Lavigne’i davet etti.Antonio "L.A." Reid" Avril ve arkadaşlarını New York’da dinleyip beğenince Avril’in ilk albümü kaydedildi ve tamamlandı.
Müzik Kariyeri
Let Go(2002-2004) Let Go 4 Haziran 2002 tarihinde Amerika Birleşik Devletlerinde çıktı. Bu ülkedeki listelerde ikinci sıraya kadar yükseldi.Kanada , Avustralya ve Birleşik Krallık listelerinde ise zirveye kadar çıktı.Bu albüm Birleşik Krallık’ta listelerde zirveye yerleşen en genç bayan solist ünvanını da getirmiş oldu.
Under My Skin(2004-2005) Lavigne’nin ikinci albümü Under My Skin, 25 Mayıs 2004’de çıktı.Albüm, ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Japonya, Avustralya, Kanada, Meksika, Arjantin, İspanya, İrlanda, Tayland gibi ülkelerin listelerine bir numaradan giriş yaptı.Ayrıca henüz ilk haftasında ABD de 380.000 kopya sattı.
The Best Damn Thing Üçüncü Avril Lavigne albümü olan The Best Damn Thing, 17 Nisan 2007’de çıktı.Albüm ABDdeki listelere birinci sıradan giriş yaptı.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 02:27 0 yorum
Etiketler: avril lavinge, avril lavinge biyografi
Pentegram Biyografisi
1986 yılında gitarda Hakan Utangaç, davulda Cenk Ünnü tarafından kurulan, Tarkan Gözübüyük ve Ogün Sanlısoy’un da katılımıyla güçlenen grup, kendisiyle aynı adı taşıyan "Pentagram" isimli albümünü 1990 yılında yayınladı. Bu çalışmayı unutulmaz yapan parçalar kuşkusuz "Rottendogs" ve "Powerstage" idi. 1992 yılında "Trail Blazer" albümünün çıkmasıyla gruba dahil olan Metin Türkcan dört yıl sonra ayrılmak durumunda kaldı.
"Trail Blazer" aynı zamanda Avrupa’da da piyasaya çıktı. "Trail Blaizer", "Time bomb" ve "The Planet" bu albümün şarkıları arasında. Bundan sonra yurtiçinde ve yurtdışında yoğun bir konser programı başlatan grup, 1995’te eleman değişikliği yaşadı.
Ogün’ün yerine Murat geldi. O gelince Hakan gitarist oldu ve Murat İlkan vokali aldı. Daha önce Nuclear Blast şirketi ile anlaşması olan grup Raks ile masaya oturdu ve 97’de üçüncü albümleri olan "Anatolia"’yı çıkardılar. Anatolia’da bulunanbazı parçalar, dünyanın ikinci büyük stüdyosu olan "301 Sydney"de kaydedildi.
Pentagram hayranları için bu çalışma şaşırtıcıydı. Hissedilir bir tarz değişikliği yaşayan topluluk, oldukça sert olan müziklerini geride bırakıp rock dinleyicilerinin de hoşlanacağı bir türe dönmüştü. Özenle hazırlanan ve Sertab Erener, İlhan Barutçu, İskender Paydaş, Ahmet Koç, Cengiz Ercümer, Ercan Irmak gibi önemli isimlerin katkılarıyla güçlenen çalışma, grubun bazı hayranları için hayal kırıklığı yaratmış gibi görünse de bir röportajlarında tarz değişikliğinin nedenini oldukça geçerli bir şekilde anlatmışlardı;
"Yaptığımız her albümde, o dönemdeki duygu ve düşüncelerimizi içtenlikle ifade ediyoruz. Pentagram’ın zaman içinde oluşan belli bir müzikal kişiliği var. Bu kişiliğin her albümde geliştiğini ve boyutlandığını düşünüyoruz fakat albümlerin Türkiye’de veya İngiltere’de yayınlanacak olması tarzımızı etkilemiyor."
Türkiye’de ve yurt dışında büyük ilgi gören Pentagram’ın sonraki çalışması; 5 Temmuz 1997’de Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen görkemli konserin kayıtlarından oluşan Tempo Müzik etiketli, 1998 çıkışlı "Popçular Dışarı" adlı albüm oldu. Cd, kaset ve vhs video olmak üzere üç ortamda yayınlanmasının yanısıra özenle tasarlanan ve sınırlı sayıda üretilen bir de koleksiyon seti piyasaya çıkarıldı. Sette cd ve kasetin yanında t-shirt, kolye, kartpostal, poster gibi ürünler de grubun hayranlarına sunuldu.
2001 yılının Aralık ayında beklenen albüm "Unspoken" çıktı. Grubun yurtdışı çalışmaları için belirlediği "Mezarkabul" ismiyle yayınlanan bu albüm yine tarz bir değişikliğiyle müzikseverlerin karşısındaydı. Anatolia’ya oranla daha sert gitar tonlarının hakim olduğu, mistik bir havanın estiği, önceki çalışmalara oranla daha düzenli, profesyonel ve özgün görünen çalışma, tümüyle İngilizce sözlü parçalardan oluşuyordu. Grup elemanları, yerli ve yabancı sözlü şarkılarla enstrümental parçalardan oluşan yaklaşık yüz dakikalık kayıtlarını parçalara bölerek yayınlamış, yerli parçalarını "Bir", yabancıları ise "Unspoken" albümünde toplamışlardı.
HAKAN UTANGAÇ (GİTAR&VOKAL)
Pentagram, Türk rock ve heavy metal tarzlarının önderi olabilecek sayılı isimlerden biri... Şüphe yok ki gelecekte de adlarından sıkça söz ettirecek, müzikseverlere aynı özen ve kalitede albümler, aynı coşkunun yaşandığı konser etkinlikleri sunacaklar.
1965 yılında İstanbul’da doğdu. Aksaray Oruçgazi ilk ve orta okulunun ardından Pertevniyal Lisesi’ni bitirdi. Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünden mezun oldu. 1986 da Cenk Ünnü ile beraber Pentagram’ı kurdu. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışmasına imza attı.
TARKAN GÖZÜBÜYÜK (Bas Gitar & Vokal)
1970 yılında Erzurum’da doğdu. İki yaşında Ailesi ile birlikte Bursa’ya taşındı. Özel İ.E. Ana-İlkokulu ve Bursa Anadolu Lisesi’ni bitirdi. Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümde üç yıl, Bilkent Konservatuvarı Jazz Bölümünde dört yıl okudu. Şu anda Anadolu Üniversitesi Halkla ilişkiler bölümü öğrencisi. 1987 yılından beri Pentagram üyesi. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışması yaptı. 1995 te Özlem Tekin, 1996 da Şebnem Ferah, 1997 de Aşkın Nur Yengi albumlerinde müzik yönetmenliği yaptı.
MURAT İLKAN (Lead Vokal)
1971’de İzmir Karşıyaka’da doğdu. İlkokulu Hakimiyeti Milliye (Ulusal Egemenlik) İlkokulunda, Ortaokulu İzmir Fatih Kolejinde bitirdi. Bu süre içinde İzmir Devlet Konservatuarı Şan Bölümüne devam etti. 1986’da İstanbul’a taşındı. Kadıköy Kenan Evren Lisesi’ni bitirdi... Şefik Şekeroğlu, Adnan Polge, Belkıs Aran ve Ayşegül Sabuncu’dan özel şan dersleri aldı. Klasik Batı Müziği ve Klasik Türk Müziği korolarında yer aldı, konserler verdi. 1987’de SAWDUST grubunu kurdu. Toplulukla konserler verdi. TRT Altın Anten ve Kuşadası Altın Güvercin yarışmalarında dereceler aldı. Cherokee adlı grupla dört yıl çeşitli klüplerde çalıştı. 1995’te Pentagram’a katıldı. 1996’da grubun üçüncü albümü Anatolia’yı ve 2001’de grubun dört, beş ve altıncı albümleri olan Popçular Dışarı (Konser), Unspoken ve Bir adlı albümleri seslendirdi.
METİN TÜRKCAN (Gitar & Vokal)
1971 Karabük’te doğdu. İlk ve orta okulu Karabük’te, orta 3. sınıfı Kadıköy Anadolu’da okudu. İstanbul Üniversitesi Dericilik 2. sınıftan ayrıldı. 86’da Metafor grubunu kurdu.Murat İlkan ve Aykan İlkanla Beraber Cheroke grubunda çalmıştır yani bugünki Pentagram daki beraberlik ogünlere dayanmaktadır Bu gruptan sonra "Disgrace" diye bir grupta yer almıştır ve bu grupla birlikte "Discrazy" isimli bir albüm çıkartmışlardır.. Çok iyi bir rock gitaristidir..
"Pentagram"’ın "Trail Blazer" albümünde çalmıştır ve "Unspoken"’da uzun bi aradan sonra tekrar çalmıştır.. Geçtiğimiz yıl Alt Kemancı’da Pentagram’la birlikte uzun bir dönem sahne almışlardır ve ayrıca çeşitli yerlerde konserler vermişlerdir..
Özlem Tekin’in "herkes şanslı doğmuyor" adlı şarkısınının muhteşem düzenlemesi de Metin Türkcan’a aittir..
1997’den beri Şebnem Ferah’a sahnede eşlik etmektedir..
CENK ÜNNÜ (Davul & Vokal)
1967’de İstanbul’da doğdu. Aksaray Oruçgazi ilk ve ortaokulu ardından Pertevnihal Lisesi’ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Antropoloji bölümünden mezun oldu. 1986’da Hakan Utangaç ile beraber Pentagram’ı kurdu. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışması yaptı.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 02:26 0 yorum
Etiketler: pentegram, pentegram biyografi
Pinhani Grubu
GRUP ELEMANLARI:
Sinan Kaynakçı
25 aralık 1979’da istanbul’da doğdu.Çocukluğu Florya ve Bakırköy’de geçti. Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nden 1998 yılında mezun oldu. Müziğe bu okulda başladı. 1995 yılında yan flüt ve gitar çalmayı öğrendi. 1996 yılından itibaren aralıklarla stüdyo hiphop’ta bateri dersleri aldı. 2001-2003 yılları arasında "Van Basten" grubuyla beyoğlu barlarında canlı müzik yaptı. Bu dönemde kendi parçalarını yazmaya başladı. Farklı hedefleri nedeniyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı. 2004 yılı sonunda Zeynep’le kaydettikleri demoyu Akın Eldes’e dinletti ve albüm kaydı başladı. Grubun vokalist ve ritm gitaristi.
Zeynep Eylül Üçer
16 eylül 1985’te istanbul’da doğdu. Çocukluğu Teşvikiye’de geçti. 1991-1997 yılları arasında Trt istanbul çocuk korosunda şarkı söyledi. Orta okula İstanbul’da başladı. 1 yıl sonra ailesiyle Antalya’ya yerleşti. Antalya Koleji’nde okudu ve okulu adına 2.ligde uzun süre basketbol oynadı. Sinan’ın ona hediye ettiği bas gitarla aktif müzik yaşantısı başladı. Müzik öğretmeni olan annesinden solfej ve armoni dersleri aldı. 2004’te demo kaydı için İstanbul’a geldi. 2005’te albüm kaydının başlamasıyla yeniden istanbul’a yerleşti. Grubun bas gitarist ve vokalisti.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 02:24 0 yorum
Etiketler: piinhani, pinhani biyografi, pinhani grubu, pinhani gurubu
Zakkum Grubu
1999 yılında Ankara’da çıktıkları ilk bar programlarından bu yana, mevcut normları zorlayan, spekülatif ve kışkırtıcı sahne performanslarıyla Ankara’nın tartışmasız en popüler ve hakkında en çok konuşulan grubu haline gelen ve bugüne kadar Raindog ismiyle 1000’e yakın sayıda sahne performansı gerçekleştiren grup, albüm çalışmaları esnasında Türkçe bir isme geçiş yaparak "Zakkum" adını kullanmaya başladı.
Yusuf Demirkol, Cem Senyücel, Eren Parlakgümüş ve Emre Yılmaztürk’den oluşan Zakkum grubu, seneler boyu Placebo, Morrissey, Suede, Radiohead, Pulp gibi Britpop gruplarının şarkılarına yaptıkları kendilerine özgü cover’ların yanında, aykırı duruşları ve sahne görselliğinden asla imtina etmeyen yaklaşımları ile kendilerine sadık ve geniş bir dinleyici kitlesi yarattılar.
Zakkum grubunun "Zehr-i Zakkum" isimli ilk albümünün prodüktörlük koltuğunda, daha önce Teoman, Nev, Çilekeş gibi birçok ismin de prodüktörlüğünü yapmış olan Volkan Başaran’ın bulunduğu çalışmada; 1980’ler Türk pop müziğinin unutulmaz sesi Seyyal Taner ve Türk rock müziğinin tanınmış ismi Teoman ile yapılmış birer de düet yer alıyor.
Albümün enstrüman kayıtları Raks Marşandiz Stüdyoları’nda (RSM), vokal kayıtları ise Mine Erkaya’nın stüdyosunda gerçekleştirildi. Orta Dünya Müzik etiketi ile, 2007 senesi Ocak ayında piyasaya sürülen albümün kapak ve görsel tasarımları ise, Mustafa Kural’a ait....
Zakkum’un albümden ilk single olarak piyasaya sürülen "Ah Çikolata" şarkısının klibinin yönetmenliği, rock müzik piyasasındaki birçok başarılı klibe imza atan Murad Küçük tarafından yapıldı ve çekimler, Maslak’ta gerçekleştirildi.
Grubun vokalisti olan ve bestelerin çoğunun altında imzası bulunan Yusuf Demirkol, gerek aykırı sahne duruşu, gerek sivri dili, gerekse de bir imza niteliği taşıyan kendine özgü ses rengi ile önce Ankara’nın ve son bir sene içerisinde de İstanbul’un underground Rock piyasasının en bilinen simaları arasında yerini aldı. Yusuf Demirkol’un kışkırtıcı, marjinal, provokatif ve nev-i şahsına münhasır sahne anlayışı sayesinde gerek kendisi, gerekse de Zakkum grubu, görsel, yazılı ve sanal yayın organlarında defalarca yer aldı.
Grubun davulcusu olan Cem Senyücel ise, Yusuf Demirkol ile beraber grubun ilk günlerinden beri değişmeyen tek elemanı olmasının yanı sıra, albümdeki bütün şarkıların sözlerine tek başına imza atarak, Türkiye müzik piyasasındaki davulcular arasında bir ilki gerçekleştirdi ve müzisyenlik dışındaki diğer becerisini de Zakkum grubunun albümüne yansıttı.
Gene bestelerin bir kısmında emeği bulunan gitarist Eren Parlakgümüş ise basçı Emre Yılmaztürk ile beraber, Zakkum grubunun bar ve konser performanslarının vazgeçilmez simaları oldular ve kendi tarzlarını yarattılar..
Gönderen Osmixtacebi zaman: 02:21 0 yorum
Etiketler: zakkum, zakkum grubu, zakkum gurubu
Cem Karaca
Ermeni kökenli İrma Felekyan’la (Toto Karaca) , bir Azeri Türkü olan Mehmet İbrahim Karaca nın 5 Nisan 1945’de Ìstanbul’da dünyaya gelen ilk çocuğudur. O zamanlar Cumhuriyet tarihinin ünlü tiyatrocularından sayılan bu çift , evliliklerinde altı yıl sonra Muhtar Cem Karaca yı dünyaya getirirler. Cem Karaca için müzikle asıl buluşması 14 yaşındayken olur. .Cem karaca o sıralarda suadiyeli nesrin adında ki bir kıza aşık olur. Kızı, Johnny guitar isimli parçayla etkilemek ister. Lakin Cem Karacanın bu şarkısı Nesrinde çok annesini etkiler. Ve Toto Karca sayesinde Cem Karaca Müziğe başlar.
Cem Karcanın profesyonel yaşamı "apaşlar" grubunun solistliğini üstlenerek başlar. Bu grupla Hürriyet gazetesinin düzenlemiş olduğu Altın Mikrofon yarışmasına katılırlar. Ve söyledikleri Emrah parçasıylada dereceye girip adlarını duyururlar. Bu dönemde Cem Karaca iki kulvarda öne çıktı. Biri Pop müziğin alışılmış formlarına bağlı fakat güzel şarkı sözleriyle desteklenen yorumlar., Diğeri ise Anadolu ezgilerinin pop-rock la buluştuğu farkıl bir yorumdu. Bazı parçaların sözlerinde toplumsal gerçekler , yaşanılanlar yansıtılmaya başlandı. Tepkiler , isyanlar ve Cem Karacanın Mükemmel yorumuyla şarkılar insanlar karşısında çok yol katetti .1969 da apaşlardan ayrılan Cem Karaca Basçısı Seyhan Karabay la birlikte Kardaşlar grubunu kurar. Cem Karaca ve arkadaşları bu dönemde Anadolu Rock denilen tarzı yarattılar. Onlar bu dönemde bu kimliğe sahip çıkan tek gruptu. 12 Mart döneminin baskıcı atmosferine karşı durdular.
1972 de kardaşlar dağıldı. Cem Karca işte bu dönemde Moğollar’la buluştu. Moğollarla birlikte çıkardığı "namus belsı" albümü çok geniş kitlelere ulaştı. Rock temaları artık eskisinden dahada ağır basıyordu. Bundan sonra "Dervişan" adlı grubu kurdu. Bu dönem sanatçının en radikal müzik dönemiydi. Tamirci Çırağı ve 1 mayıs bu dönemde ortaya çıktı.
Cem Karaca çalışmalarının çoğunda bu bozuk düzene isyan etti. Cem Karaca bundan sonra da "Edirdahan" grubunu kurar. Bu grupla "Safinaz" adını verdiği albümü yapar. Albüme adını veren Safinaz bu ükede yapılan ilk rock opersı olarak bilinir. Ve bu albümde Nazım Hikmet ve Ahmet Arifin iki uzun şiirini besteler Cem karaca.
1979 da yoğun baskılar sonucu almanyaya gider. Burada ülkenin önemli orkestralarıyla çalışmalarını sürdürür. Yeni besteler yapılr. !987 de Türkiyeye geri döner. Ama "Turgut Özalın elini öptüde geldi" söylentileriyle birlikte de gelir. Görüşlerinde ki yumuşama Cem Karacanın bazı kesimler tarafından yadırganmasına sebep olur. Müzik ruhundan fazla ödün vermeyen Cem Karaca , Bu dönemden sonra "Merhaba Gençler ve Her zaman genç kalanlar" , "Töre" , "Yiyin Efendiler" , "Nerde Kalmıştık" ve "Bindik bir alemete" isimli albümleri yapar. Bazı albümleri Cahit Berkay ve Uğur Dikmenle beraber yapar Cem Karaca. Ağır Roman filmindeki yeniden yorumlanmış "Resimdeki Göz Yaşları" ile yeniden gündeme oturur. Son albümünde ise Moğollar ve Kurtalan Express üyeleriyle çalışır. Birkaç şiir çalışmasında yer alır Hep Kahır şarkısını burada yeniden şiir şeklinde okur. Kahpe Bizans fiminde küçük de bir yer alan Cem Karaca bu filmin soundtrackında 3 şarkı seslendirir. Ölümünden önce son iki yılı Bar ve Konserlerde şarkı söylerek geçirdi. Cem Karaca ve Yol Arkadaşları grubuyla birçok konser verdi. Bu grubuyla beraber Murathan Mungan şarkılarından oluşan albümde Yeni Türkü’nün unutulmaz şarkısı Göç Yollarını seslendirdi, Vefatından sonra Hayvan Terli adında bir albumu çıkan Karaca’nın, 2006 yılında ise birçok sanatçının bir araya gelmesiyle ortaya çıkan Cem Karaca Mutlaka Yavrum Albumu yayına sürüldü.
Türkiyede artık bir çok şey değişti. Ecevitin eski Ecevit olmadığı gibi. Artık bir zamanların Radikal tutumlu insanları, bu radikal tutumundan zamanla vazgeçtiler. Cem Karaca bir söyleşisinde eskiden siyah ve beyaz vardı ama artık ben gri tonlardayım der. Ve aynı programda ben hala solcuyum ama inançlıyımda der. Cem Karaca Müzik Felsefesinden hiç ödün vermedi. Toplumsal sorunlar ve sevgi, Anadolu ezgileri hep müziğinde yer aldı.
ve Bir pazar sabahı 8 şubat 2004 te solunum yetmezliği sebebiyle geçirilen kalp krizi nedeniyle aramızdan ayrıldı. Ertesi gün Cenazesinde on binlerce kişi vardı. O istememişti devlet töreni ve alkışlar... Kırgın oldugunu söylüyordu arkadaşları devlete... ve yakışır bir biçimde aramıza veda etti.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 02:18 0 yorum
Etiketler: cem, cem karaca, cem karaca biyografisi, karaca
Tokio Hotel
Tokio Hotel Alman bi rock grubu. Grup üyeleri; Tom KAULİTZ, Bill KAULİTZ, Georg LİSTİNG, Gustav SCHAFER. Tom ve Bill tek yumurta ikizi. 2001 de müzik hayatına atıldılar. İlk gruplarının adı Devilish daha sonra Tokio Hotel olarak değişti. Şuanda 18-19 yaşlarındalar.
İlk albümü "Schrei” 2005 yılında çıkardı. İlk single’ları "Durch den Monsun", çıktıktan sonra hızlı bir şekilde adını duyurdu. 20 Ağustos’ta Alman müzik listelerinde 15. olarak kendini gösterdi ve 26 Ağustos’ta Avusturya müzik listelerinde 1. oldu. İkinci single’ları "Schrei", Alman listelerinde 5.liğe yükseldi. 2006’nın başlarında, üçüncü single’ları "Rette Mich" çıktı ve listelerde 1. oldu. Yeni single’ları "Übers Ende der Welt" 26 Şubat 2007’de çıktı ve o da listelerde 1. oldu. Yeni albümleri "Zimmer 483" turunun mart ayında başlatılması düşünülüyordu ancak iki hafta geciktirildi çünkü grup yeni bir sahne kullanmak istemişti.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 02:17 0 yorum
Etiketler: hotel, tokio, tokio hotel, tokio hotel kimdir
Yüksek Sadakat biyografisi
8 Temmuz 2008 Salı
Hürriyet gazetesi müzik yazarı, Blue Jean dergisi Yayın Yönetmeni, şarkı yazarı ve bas gitarist Kutlu Özmakinacı tarafından 1997 yılında “Filinta” adıyla kurulan grup, sonradan ismini Yüksek Sadakat olarak değiştirdi.
Çok sayıda eleman değişikliği yaşayan grup, Eylül 2004’te Cemil Demirbakan (vokal), Sefa Deniz Alemdar (davul), Uğur Onatkut (klavye) Serkan Özgen (gitar) ve Kutlu Özmakinacı’dan (bas) oluşan şu anki kadrosuna kavuştu.
İngilizce kökenli Hi-Fi kısaltmasının tam açılımı olan High Fidelity’nin birebir Türkçe karşılığı olan Yüksek Sadakat, evlerimizde müzik dinlemek için kullandığımız ve canlı olarak icra edilen müziği en az kayıpla bizlere ulaştıran sistemlere deniyor.Grup için ise bu ad, çok çeşitli kaynaklardan çıkarak aynı paydada buluşan beş müzik adamının, müzikleriyle olan kopmaz bağlarını ifade ediyor.
2006 Ocak ayında kendi adlarıyla aynı ismi taşıyan ilk albümlerini DMC etiketiyle piyasaya sürdü. Yüksek Sadakat, müziğinde rock’ın farklı dönem ve alt türlerine ait unsurları Türk motifleriyle birleştirirken, albüm grubun klavyecisi Uğur Onatkut tarafından kaydedildi ve Cem Büyükuzun albümün miksaj ve mastering’ini üstlendi. Albümdeki parçaların hepsinin söz ve müziği Kutlu Özmakinacı’ya ait ve Thomas Hardy’nin ’Çılgın Kalabalıktan Uzakta’ adlı romanına hitaben yazılan “Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer” ile grup sık sık radyolarda yer almaya başladı.
Albümün çıkışıyla birlikte İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Çanakkale ve Bodrum’da çeşitli konser ve bahar şenliklerinde 10.000’i aşkın seyirci karşısına çıkan Yüksek Sadakat, Kelebek 2005 TV Yıldızları Yarışması ’ndan “En İyi Çıkış Yapan Grup”, “Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer” ile de Boğaziçi Üniversitesi’nden “Yılın Şarkısı” ödüllerine sahip oldu.
Yüksek Sadakat, rock müziğin dünyada hızla tek tipleştiği ve pek çok grubun türler etrafında kümelendiği bir resmin içinde bütün trendlerin ve ön yargıların uzağında, sadece tutkularının ve duygularının peşinde koşmaya çalışıyor.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 12:52 0 yorum
Etiketler: sadakat, yüksek, yüksek sadakat, yüksek sadakat biyografisi
Şebnem Ferah Biyografisi
12 Nisan 1972 yılında Yalova’da doğdu. Kırmızı elbiseler giyerek mahallede şarkılar söyleyen Şebnem Ferah’ın müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başlamış. Şebnem’in müzikle tanışmasında ailesinin çok büyük rolü olmuş. İlk okulda enstrüman ve solfej dersleri almaya başlamış. Şebnem’in ailesinde hemen hemen herkes müzikle içiçe ve evin her köşesinde enstrüman olduğu için müzik konusunda bilgili ve hazır olarak atılmış piyasaya.İlk okul yıllarında mandolin kursu alan Şebnem okul orkestrasında da solistlik yapmış ve bugüne dek hayatını müzikle bağdaştırmış. Liseyi Bursa Gemlik’te "Özel Namık Sözeri Lisesinde " yatılı bir öğrenci olarak okumuş ve bu dönemler Şebnem’in kendisini tanımasına , tek başına ayakta kalmasına yardımcı olmuş.
Şebnem’in okul orkestralarında başlayan bu serüveni daha sonra küçük topluluklarla devam etmiş. Lise zamanlarında " Pegasus " adlı grubuyla beraber çalışan ama kafasında bir kız grubu hayali olan Şebnem , 80’lerin ortasında Bursa’da açılan bir stüdyo sayesinde Sedat abisiyle tanışmış ve bu hayalini 1988 yılında kurduğu "Volvox" grubuyla gerçekleştirmiştir. Müzik uğruna " Odtü Ekonomi " Bölümünü 2. sınıftan terk etmiş ve daha sonra İstanbul’a gelince " İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili Ve Edebiyatı " bölümüne kaydolmuş.
1994 yılında " Volvox " grubunun dağılması sonucu Şebnem Ferah bireysel çalışmalarına başlamış. Rahmetli sanatçımız Onno Tunç ve Sezen Aksu’nun keşfi sonucu Underground ortamdan daha Ferah bir ortama kavuşmuş.
Daha sonra " 15 Kasım 1996 Cumartesi " günü " KADIN " adlı ilk solo albümünü çıkardı. İlk videosunu " Vazgeçtim Dünyadan " adlı parçasına çeken Şebnem , Rock müzik piyasasını yeni bir döneme soktu. Çıkışıyla büyük bir sansasyon yarattı. Gerek kaset satışları gerekse video klibiyle uzun süre listelerde bir numara olarak boy gösterdi. Daha sonraları " Yağmurlar " , " Bu Aşk Fazla Sana " ve " Fırtına " adlı şarkılarına klip çekti. İlk konserini " 04 Nisan 1997 " de " İzmir Ege Üniversitesi " nde verdi ve büyük bir kalabalığa yaklaşık 6000 kişiye unutulmayacak dakikalar yaşattı. İzmir’deki konserin ardından Türkiye’nin çeşitli yerlerinde konserlerine devam etti ve bu konserlerin yanı sıra düzenli bar programları da yaptı.
Tabii ki Şebnem`in yaşadığı çok büyük acılar da oldu. 1998 yılında Ablası Aycan Ferah`ı yitirdi. Üzüntülü bir dönemin ardından 2.5 yıllık bir aradan sonra " 24 Haziran 1999 Perşembe Günü " ikinci albümünün ilk klibi " Bugün " müzik kanallarında boy göstermeye başladı ve tarih " 30 Haziran 1999 Çarşamba " yı gösterdiği zaman " Artık Kısa Cümleler Kuruyorum " adlı ikinci albümünü yine sansasyonlu bir şekilde bizlere sundu. İlk albümünde olduğu gibi ikinci albümünde de İskender Paydaş ve Pentagram ekibiyle çalışan Şebnem yine herkesi üzerine yoğunlaştırdı. Çok samimi sözlerin üzerine sarılmış etkileyici melodiler yine hafızamıza kazınacak ve aklımızdan asla silinmeyeceklerdi. Albümün ikinci videosu " Artık Kısa Cümleler Kuruyorum " şarkısına geldi , klibin yönetmenliğini Hakan Yonat yaptı.
İkinci albümün ardından yine araya uzun bir stüdyo dönemi girdi. Bu arada acılar Şebnem`in peşini bırakmadı. 1999 yılında meydana gelen 17 Ağustos depreminde Babası Ali Ferah`ı yitirdi. Acılarını hafifletmek ve yeni şarkılar üretmek için müziğe daha da sıkı sarılmayı tercih etti. Böylece " 03 Ekim 2001 " tarihinde " Perdeler " adlı üçüncü albümü yayınlandı ve yine büyük beğeni topladı. Bu sefer ki albümde Şebnem , İskender Paydaş ve Pentagram üyeleriyle değil de sahnede birlikte çaldığı müzisyenlerle çalışmıştı. Bu albümden ilk video , albümle aynı adı taşıyan " Perdeler " şarkısına çekildi. Klip, Türkiye standartlarının çok dışında ve oldukça güzel görüntüler barındırıyordu. Bu klipten kısa bir süre sonra " Sigara " şarkısı da , renkli cam da boy göstermeye başladı.
"İki yıl aradan sonra , tarih " 12 Mayıs 2003 Pazartesi Günü " yeni albümünün ilk videosu " Ben Şarkımı Söylerken " müzik kanalarında dönmeye başladı. " 15 Mayıs 2003 Perşembe Günü " " Kelimeler Yetse " adlı muhteşem bir albümle Şebnem tekrar aramıza dönmüş oldu. İlk klibiyle kendinden oldukça söz ettirmeyi ve yine yeniden gündeme oturmayı başardı. Röportajlar , Tv programları derken kendini yoğun bir temponun içinde bulan Şebnem, bu yoğun temponun arasında albümünden 2 şarkıya daha video klip çekti.. Türkiye’nin bir çok şehrinde konserler verdi ve hala vermeye devam ediyor.."
Sessiz sedasız geçen bir yılın ardından, “5 Temmuz 2005 Salı günü” bu defa Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde 5. albümü “Can Kırıkları”nı yayınlayarak yeniden piyasaya damgasını vuran Şebnem Ferah, ilk klibini de albümle aynı ismi taşıyan şarkısı “Can Kırıkları”na çekti. Son albümlerine oranla sert sounduyla dikkat çeken albümünün, 29 Temmuz 2005 günü Parkorman’da gerçekleşen gala konseriyle yeniden dinleyicilerine kavuşan Şebnem’in yeni albüm konserleri de bu sayede başlamış oldu. Çok geçmeden “Çakıl Taşları”na ikinci video klip geldi. Katıldığı programlarda birçok klip ve konser müjdesi veren Şebnem’in, konser maratonu halen devam etmekte...
Albümlerinin dışında da Şebnem Ferah’ı pek çok farklı çalışmada görmemiz mümkün. Kimi şarkıcıya geri vokalleriyle , kimisiyle düet yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra bir çok sanatçıyla beraber yardım konserleri vererek pek çok faaliyette bulunmuştur..
Geri vokal yaptığı sanatçılar ; Sezen Aksu , Sertab Erener , Levent Yüksel , Nilüfer , Demir Demirkan , Tüzmen , Yaşar Gaga , Ajda Pekkan , Özlem Tekin , Tarkan , Çelik , Teoman , Haluk Levent . Düet yaptığı sanatçılar ; Müzeyyen Senar (Sarı Kurdelem Sarı) , Polad Bülbüloğlu (Gel Ey Seher) , Kargo (Kalamış Parkı) , Teoman (iki yabancı).
Ayrıca Bülent Ortaçgil’e saygı albümünde bir Bülent Ortaçgil klasiği olan " Değirmenler " şarkısını da yorumlamıştır.
Bu çalışmaların dışında ; " Little Mermaid " (Küçük Denizkızı) adlı çizgi filmde seslendirme yapmış ve soundtrackinde bulunan " O Dünyada " isimli şarkıyı seslendirmiştir. Toprak Sergen Ve Aydan Şener’in Oynadığı bir filmde ise , söz ve müziği Demir Demirkan’a ait olan " Ay Işığında Saklıdır " adlı şarkıyı seslendirmiştir.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 12:49 0 yorum
Etiketler: şebnem ferah, şebnem ferah biyografisi
Hayko Cepkin Biyografisi
1978 İstanbul doğumlu olan Hayko 8-9 yaşlarında org ile tanışınca müzik hayatına başlamış oldu. Liseyi bitirdikten sonra 2 sene Mimar Sinan Üniversitesi’nde şan eğitimi aldı. Ardından yine 2 sene Timur Selçuk Çağdaş Müzik Merkezi’nde şan solfej ve armoni dersleri alan Hayko Cepkin, 1 sene Akademi İstanbul’da piyano eğitimi aldıktan sonra profesyonel müzik yaşantısına 1997 yılında klavyeci olarak başladı.Sırasıyla Öztürk, Ogün Sanlısoy, Aylin Aslım, Koray Candemir ve Demir Demirkan gibi isimlerle sahne alan Cepkin, çalıştığı isimlerin bazılarının albümlerinde de düzenlemeci kimliğiyle yer aldı. Murathan Mungan’ın “Söz Vermiş Şarkılar” adlı albümünde Aylin Aslım’ın seslendirdiği “Kimdi Giden” adlı bir Yeni Türkü bestesi olan parçayı düzenledi. Bu dönemler evinde kaydettiği besteleri hayata geçirme kararı alan Hayko Cepkin, EMI ile anlaştı ve Mayıs 2005’de “Sakin Olmam Lazım” adlı ilk albümünü çıkardı. Albümün açılış şarkısı olan “Yarası Saklı”ya ilk klip çekildi ve Hayko Cepkin alternatif müzik piyasasındaki yerini aldı.
Türkiye’nin önemli festivallerinden Rock’n Coke (2006)’da ana sahnede çıkan, sahne şovu ve canlı performansıyla izleyenlerini büyüleyen Cepkin, son olarak 6 Ekim’de vizyona giren “Araf” filminin müziklerini yaptı.Ayrıca Arda Kural’ın yönetip oynadığı Sahne isimli film içinde müzikler yapmıştır.
Teoman’ın yöneteceği "İstenmeyen Tüyler" isimli bir filmde, bir rock grubunun vurdumduymaz, kaygısız bir elemanını canladıracak.
Bu arada Ermeni asıllı olan Hayko’nun isminin anlamı; zamanında bir klonu kurtarmıs cesur kurtarıcı anlamına gelmekteymiş.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 12:46 0 yorum
Etiketler: cepkin, hayko, hayko biyografi, hayko cepkin, hayko cepkin biyografi, hayko cepkin biyografisi
Athena Biyografisi
7 Temmuz 2008 Pazartesi
Hakan ve Gökhan Özoğuz kardeşler için 1987 yılı ATHENA macerasının başlangıç yılı olarak kabul edilebilir. Aslında o dönemde henüz 11 yaşında olan Hakan ve Gökhan eski Pentagram gitaristi Ümit Yılbar’dan gitar dersleri almak suretiyle ve akabinde Akmar Pasajı’nda ilanlar asarak grubu tamamlayacak bas gitarist ve davulcu arayışına giriştiler. Nihayetinde Akmar Pasajı’nda tesadüfen karşılarına çıkan bir ilanda hem bir isim hem de grubu tamamlayacak bas gitarist ve davulcuyu bulmuş oldular.O dönemde D.R.I.S.O.D., Nuclear Assult, Slayer, Megadeth ve Metallica gibi gruplardan heyecan duyan grup 4 şarkıdan oluşan ve hardcore thrash sound’lu ilk demolarını da kaydetmeyi başardılar.
Bu sırada 7 şarkıdan oluşan demo “Punished Society” kaydedildi. Athena 14 Haziran 1992 ‘de Türkiye’ye konser vermeye gelen ilk yabancı topluluklardan biri olan Alman thrash devi Tankard’a alt grup olarak Bostancı Kültür Merkezi’nde sahne aldı.
1993’te thrash soundlu ilk albüm “One Last Breath” piyasaya sürüldü. 1994 yazında Athena Marmaris’te Barfendi adlı mekanda çalmaya başlayan Athena, hardcore, punk ve ska ağırlıklı şovlarında Madness, Busters, The Specials, Bad Manners, Clash, RATM, The Cure ve Sex Pistols gibi grupları cover’ladılar. Bugün sadece anılarda yaşayan ama dönemin müdavimleri için hala çok özel bir yere sahip Captain Hook Bar macerası ise 1995’te başladı. Athena’nın canlı performanslarına başlamasıyla büyük yankı uyandıran Captain Hook, Athena ile kısa zamanda özdeşleşti.
Athena bar performanslarının ardından ilk geniş kitlelere ulaşan albümü Holigan’ın çalışmalarına 1997’de başladı. İlk single Athena nın Nihavend Longa nın melodisinden esinlenerek bestelediği ve ska tarzıyla yorumladığı Skalonga büyük yankı uyandırdı. Ardından ikinci single albümle aynı adı taşıyan Holigan’dı. Yediden yetmişe tüm sporseverlerin dilinde adeta marş haline gelen Holigan bütün listelerde 1 numara oldu.
İkinci albümleri Tam Zamanı Şimdi 1999 Kasım’ında Universal Müzik etiketiyle yayımlandı. Almanya’nın Köln şehrinde yapılan Popkomm Müzik Festivali’ne davet edilen grup, dünyaca ünlü birçok grupla aynı sahneyi paylaştı. Hemen ardından Almanya’dan teklifler alan grup Almanya’nın önde gelen yayın kuruluşlarından WDR’ın sponsorluğunda eski bir Alman ska grubuyla birlikte 3 şehirde konser verdi. Bu konserler sırasında öncü ska labellardan biri olan Pork Pie Records, 11.si piyasaya çıkarılmakta olan “World of Ska” albümüne Athena’nın “Devam Boşver” parçasını aldı.
Athena’nın kariyerinin önemli taşlarından biri de Türk Milli Basketbol takımı için yaptıkları “12 Dev Adam” isimli marş oldu. Ülkemizde olduğu kadar Avrupa’da da büyük yankı uyandıran bu marş Türk Milli Basketbol Takımı nın ateşleyicisi oldu.
2003 yılında ‘Her Şey Yolunda’ adlı albümünü çıkaran grup, aynı yıl H2000 Festivali nde Starsailor öncesi sahneye çıktı. Athena yılın en büyük festiveli Rock’n Coke ile turnesini tamamladı. Pet Shop Boys, Sugababes, Cardigans, Simple Minds, Dirty Vegas gibi bir çok ünlü grup ve sanatçıyla bu festivalde aynı sahneyi paylaştı.
15 Mayıs 2004’te TRT ‘nin teklifiyle Athena Türkiye’yi Eurovision şarkı yarışmasında temsil etti. Athena pop müziğin etkin olduğu bu yarışmada farklı ve alternatif müzik tarzıyla çok beğenildi ve ‘For Real’ isimli şarkısıyla dördüncü oldu. Grubun vokalisti Gökhan, ceketinin iç kısmına çizdiği barış işaretiyle o senenin unutulmaz anlarından birinin yaratıcısı oldu. Yarışma sonunda tüm Avrupa basınının gözbebeği olan Athena, yarışmanın hemen ardından Almanya’da ve Yunanistan’da Universal tarafından For Real’ı single olarak piyasaya sürdü.
Yeni albüm çalışmaları sırasında Doğaç Titiz gruptan ayrıldı. Doğaç’ın ayrılmasından kısa bir süre sonra albüm çalışmalarında Burak Gürpınar’la çalışmaya başlayan grup “Athena” ismini verdikleri albümlerini Haziran 2005’te Pasaj Müzik etiketi ile piyasaya çıkardılar. Albümün prodüktörlüğünü Çağlar Türkmen, Supervizörlüğü’nü ise Tarkan Gözübüyük yaptı. Haziran ayında 17 ili kapsayan “Fanta Gençlik Festivali”ne katılan Athena’yla turnede de çalan Burak Gürpınar Athena’ya katıldı. 2006 yılında yine Pasaj Müzik etiketi ile İT isimli, 5 şarkılık bir EP yayımlayan grup, bu EP içersinde Nirvana’nın Breed isimli şarkısını da kendilerine ait Türkçe sözlerle yorumladı.
2006’nın bir diğer projesi olarak İngilizce albümü hedefleyen Athena, bu albüm için de çalışmalara başladı.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 13:47 0 yorum
Etiketler: athena biyografisi
Manga Grubu Biyografisi
Manga’nın albüm macerası 2002 yılının Ocak ayında Ferman’ın telefonla tüm grup arkadaşlarını arayıp "Toplanıp konuşalım bir yarışma varmış" demesiyle başladı.Bu telefon konuşmasının onları albüm sahibi yapacağına ihtimal vermedikleri gibi uzun yıllar müzikle ilgili hayalini kurdukları şeylerin gerçekleşeceğini birisi söyleseydi tahminen bunun imkansız olduğunu düşüneceklerdi.
Manga ilk olarak Yamyam’ın barlarda "cover" parçalar çaldıkları gruptan istediği müziği yapamamasından dolayı yolunu ayırması ile 2001 sonlarına doğru şekillenmeye başladı.Onun en büyük isteği kendi parçalarını çalan bir grup kurmaktı.Yapmak istediği tarzı da 95’ten beridir etkilendiği numetal ve hardcore tarzında gruplarla yavaş yavaş oluşturmaya başlamıştı kafasında.
Rock müzikle elektroniği, sert gitar riffleriyle rap vokalleri birleştirmek istiyordu.Bunu üniversiteden okul arkadaşı olan Orçun ile paylaştı ve onun da katılmasıyla Manga’nın tohumlarını atmış oldu.Daha sonra Özgür, Efe ve Ferman’ın da katılmasıyla ilk kadro tamamlanmış oldu ve büyük bir heyecanla çalmayı en çok istedikleri coverları ve bunun yanında kendi şarkılarını yapmaya başladılar.
İlk besteleri "Kal Yanımda" oldu ve bu besteleri yapıldıktan kısa bir süre sonra "Sing Your Song" yarışmasından haberdar oldular; fakat yarışmadan hemen önce Orçun özel nedenlerden dolayı grubu bırakmak zorunda kaldı.Bir süre bas gitar olmadan çalışmalarına devam eden Manga "Kal Yanında"yı yarışmaya hazırlamak için ciddi bir bas gitarist arayışına girdi.Ferman’nın daha önceden beraber çaldığı bas gitarist Cem’in yarışmaya gönderilecek şarkının kayıtlarına başlandığı gün gruba dahil olmasıyla Manga şu andaki yapısına kavuştu.
Beş ayrı karakteri ve beş ayrı müzik zevkini sergileyen Manga uzun yıllar sürecek albüm hayali için yola çıkmıştı artık.Beşlinin kesişim kümesi ise; Japon çizgi romanları olan "Manga" idi.
"Kal Yanımda"nın geniş çevrelerce çok sevilmesini ve yarışmada iyi bir derece alması, baş koydukları yolda emin adımlarla yürümeleri için iyi bir sebep oldu; böylelikle yeni besteler üretmeye başladılar.Bu dönem içinde "Bitti Rüya" ve "Yalan" gibi çok sevilen parçalarını yaptılar ve Ankara Limon Bar’da Metropolis grubunun da desteği ile bar programı yapmaya başladılar; fakat bekledikleri albüm haberi uzunca bir süre gelmedi ve umutsuzluğa kapıldıkları uzun bir dönem oldu.
Daha sonra tekrar stüdyoya giren grup beş şarkılık bir demo hazırlayarak tekrar İstanbul’a gitti.Ankara’ya döndükten bir süre sonra yarışma döneminden tanıdıkları prodüktörleri Haluk Kurosman’dan (6. Cadde, Gripin, Vega....) gelen bir telefon ile artık emeklerinin karşılığını alacaklarına inanmaya başladılar."Yapıyoruz arkadaşlar!" diyerek bu haberden sonra beste çalışmalarına ve konserlere ağırlık veren grup, Türkiye’nin dört bir yanına gidip elliyi aşkın konserle müziklerini paylaştılar.Hiçbir zaman unutamayacakları anılara ev sahipliği yapan ve Manga’nın belki de en önemli sahne tecrübesini kazandığı Limon Bar’da yaklaşık iki sene boyunca aralıksız çaldılar.
2002 yılı ortalarında Beyoğlu’nda bir kafede cereyan eden "Birgün bir şeyler yapacağız" konuşmaları artık gerçeğe dönüşmeye başlayacaktı Manga için ve her geçen gün Manga’yla beraber aynı yola baş koyan ve destek veren insan sayısının da arttığını fark etmek onları daha da umutlandırıyordu.
Kargo’nun solisti Koray Candemir, Vega, Göksel ve Kanadalı rapper Unknown Mc onlara ilk desteği veren müzisyenler oldu o dönemde.Artık albüm çıkatmak için hazırlardı ve Grgdn-Sony Music Türkiye etiketli olan ilk albümleri için 2004 yazına doğru stüdyoya girmeye başladılar ve Aralık 15’te Manga adlı ilk albümleri artık tüm Türkiye’ye açılmaya hazırdı.
Farklı müzik zevklerine sahip olan ve birbirinden tamamıyla farklı beş karakterin ortaya çıkarttığı müzik doğal olarak farklı farklı tatlar barındırıyordu.
Ferman, uzun bir zaman dinlediği metal kökenli müziklerin dışında yeni yeni sevdiği, rap müziğinde içinde olduğu bir vokal arayışı içindeydi.Efe’nin kalbi hiphop ve elektronik müzik için atıyordu.Yamyam’ın peşinde olduğu şey duygularını notalarla ifade etmekti.Özgür, caza, R&B’ye ve funka meraklı olduğu için Groove’un peşindeydi.Cem ise elektronik müziğe aşıktı.Böylelikle Manga’nın sert gitarlarda, rap-melodik vokallerden ve elektronik altyapılardan oluşan müziği ortaya çıkmış oldu.
Efe, Manga’nın müziği için "Beşimizin dinlediği farklı müziklerin aynı potada eritilmesidir.Hepimiz alternatif rocktan hoşlanıyorduk, aynı zamanda herkes elektronik müziği de özümsemişti; hiphop ve rap vokaller de bizi heyecanlandırmıştır." diyor.
Zaman zaman aşkı derinden hissettiler, zaman zaman bulundukları şehrin klostrofobik yapısının verdiği duygu patlamalarını yansıttılar, zaman zaman aynaya bakıp yaşam tarzlarına ironik yaklaşımlar getirdiler.Her zaman doğdukları, büyüdükleri ve yaşadıkları coğrafi bölgenin duygu yoğunluğunu ve kültür birikimini içlerinde taşıdıkları gibi bu değeri müziklerine de yansıtmaya çalıştılar.Bazı parçalarda kendi yaşadıkları ortamı ve kendi jenerasyonlarını da eleştirdiler.Örneğin Yağmur’un Bar’da çalarken kendi jenerasyonunu tüketim kuşağı olarak gözlemlemesi grubun "Libido" isimli parçalarını yapmalarına önayak oldu.
Manga’nın kurulduğu günden beri en büyük hayali farklılık yaratıp, son dönemlerde Teoman, Duman, Vega, Mor ve Ötesi, Kurban, Athena ve Kargo gibi isimlerin genişlettiği ve yürüdüğü yolu birazcık daha genişletmek oldu.Özgür bunu "Bizi hayatta en mutlu edecek şeylerden biri bu yolda bizlerden daha iyi yeni grupların çıkması olur." diyerek ifade ediyor.
Nitekim Manga 2004 Aralık’ında çıkardığı albümüyle hayallerini gerçekleştirmek konusunda önemli adımlar attı.Grubun inandığı müziğe dinleyicilerden gelen büyük destekle Manga bir yıl içinde Türkiye’nin değişik illerinde toplam yüzü aşkın konser verdi ve yüksek albüm satışlarıyla Altın Plak sahibi oldu.Bunların yanında Manga; Altın Kelebek "En İyi Çıkış Yapan Grup"; Jetix Tv, Future dergisi ve Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Kulübü tarafından ise "En İyi Grup" ödüllerine layık görüldü.Grubun çıkış şarkısı "Bir Kadın Çizeceksin" ise Easports’un Fifa 2006 oyunu soundtrackine dahil edildi.
Manga, şu anda 2006 sonlarına doğru çıkaracakları ikinci albümleri üzerinde çalışmaya devam etmektedir.
Yağmur (Yamyam) Sarıgül
Enstruman : Gitar
Hakkında : 26 Ağustos 1979 yılında Antalya da doğdu. İlkokul yıllarından itibaren müzik eğitimi almaya başlayan Yağmur, gitardan önce piyano ve keman eğitimi gördü. Sırasıyla; Hacettepe Konservatuarı yarı zamanlı piyano, Bilkent Üniversitesi Müzik hazırlık keman, Ankara Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Gitar bölümlerinde müzik eğitimine devam eden Yağmur, halen Gazi Üniversitesi Müzik Eğitim Fakültesi Gitar Bölümü öğrencisidir. 2002 yılında maNga nın ikincilik kazandığı Sing Your Song Müzik yarışmasında, yarışmaya katılan tüm müzisyenler arasında En İyi Müzisyen ödülüne lasayık oldu.
Ferman Akgül
Enstruman : Vokal
Hakkında : 25 Aralık 1979 Ankara doğumlu olan Ferman, Gazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü Mezunu. Müzik hayatına gitar çalarak başlayan Ferman, daha sonra çeşitli müzik gruplarında solist olarak yer alıp bir çok konser ve festivalde sahne aldı. 2002 yılı başlarında maNga ya katıldı.
Özgür Can Öney
Enstruman : Davul
Hakkında : 21 Temmuz 1980 yılında Ankara da doğdu. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi Uzay Bilimleri bölümünde ve Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünde öğrenci olan Özgür, Üniversite yıllarında müzik hayatına başladı. Gürcan Konanç tan metod takibi ve nota okuma üstüne özel ders aldı. Daha sonra Deli Gömleği ne katıldı. Aynı zamanda bazı tiyatro oyunlarının da müziklerini yaptı. 2002 yılında maNga ya katıldı..
Efe Yılmaz
Enstruman : Turntable, Altyapılar
Hakkında : 3 Ekim 1979 yılında Ankara da doğdu. Evinde kurduğu setiyle ilk mixlerini yapmaya başladı. 2002 yılında maNga ya katılan Efe, halen Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümünde okuyor.
Cem Bahtiyar
Enstruman : Bas Gitar
Hakkında : 18 Ocak 1979 yılında Denizli’de doğdu.Anadolu Lisesi’nde orta 2. sınıftayken hobi olarak klasik gitar dersleri almaya başlayan Cem, ilerki senelerde ailesinin hediye ettiği bas gitarıyla profesyonel müzik hayatına atıldı.Denizli Belediye Konservatuarı ve Denizli Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan bir yıl sonra Bilkent Üniversitesi’ne girdi. Müziğe 3 yıl kadar ara verdikten sonra maNga’nın solisti Ferman’ın da vokalistliğini yaptğı Seven grubuyla tekrar bas gitar çalmaya başladı. Bu grup çalışmalarına son verdikten sonra maNga’ya katılan Cem, maNga’nın yanı sıra Göksel ile de çalışmakta.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 13:41 0 yorum
Etiketler: manga biyografi, manga grubu, manga gurubu
Mor ve Ötesi Biyografisi
Kendi bestelerinden oluşan ilk albümünü aynı yılın ağustos ayında Stüdyo Spectrum’da kaydeden grup, 1996’nın Ocak ayında çalışmaya son halini verdi ve "Şehir", 1996’nın Haziran ayında piyasaya çıktı. Grubun ilk video klibi "Yalnız Şarkı", farklı tarzıyla ilgi çekti.
1997 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul dışındaki ilk konserini ODTÜ’de veren mor ve ötesi’nde ilk eleman değişikliği de bu yıl gerçekleşti ve Burak Güven, Alper Tekin’in yerine gruba dahil oldu. Şubat 1998’den itibaren Captain Hook’ta ilk düzenli bar programını yapan mor ve ötesi, bir yandan da yeni albümünü hazırlıyordu. Ada Müzik Stüdyosu’nda Volkan Gürkan’la beraber kaydedilen Bırak Zaman Aksın’ın ardından Derin Esmer gruptan ayrılırken, Kerem Özyeğen gruba katıldı. Albüm 1999 Mart ayında Ada Müzik tarafından yayımlandı.
1999 yılının Ağustos ayına gelindiğinde grup bir Bülent Ortaçgil bestesi olan "Sen Varsın" üzerinde çalışıyordu. Tam o günlerde benzersiz bir felaketle karşılaştı Türkiye. 17 Ağustos depreminden sonra, herkes gibi, grup da bir süre kendine gelemedi.
2000 yılının başlarında mor ve ötesi ülke çapındaki nükleer enerji karşıtı kampanyaya çeşitli konser ve aktivitelerle destek verdi. Temmuz ayında grubun "Sen Varsın"la katıldığı Şarkılar Bir Oyundur adlı Bülent Ortaçgil’e saygı albümü yayımlandı. Mor ve ötesi üçüncü albümünün kayıtlarına girmeden önceki en önemli performansını 9 Aralık’ta İstanbul’da Placebo’nun ön grubu olarak gerçekleştirdi.
Üçüncü albüm Gül Kendine’nin kayıtları, 27 Aralık günü Volkan Gürkan prodüktörlüğünde Ada Müzik stüdyosunda başladı ve albüm 2001 Aralık ayında piyasaya çıktı.
2002 Nisan ayında mor ve ötesi İzmir, Denizli, Bursa, Adana, Antalya ve Antakya’yı kapsayan ilk Türkiye turnesine çıktı. 2 Temmuz 2002 akşamı İstanbul’da yapılan H2000 festivalinde mor ve ötesi tarihinin en başarılı konserlerinden birini verdi. Çeşitli basın yayın organlarınca görsel ve işitsel bir şölen olarak nitelenen performansa yaklaşık beş bin kişi tanıklık etti.
2003 yılında patlayan savaşa karşı oluşan geniş muhalefete mor ve ötesi de sanatçı dostlarıyla birlikte katıldı. Grubun bestelediği ve Aylin Aslım, Athena, Bülent Ortaçgil, Feridun Düzağaç, Koray Candemir, Nejat Yavaşoğulları ve Vega ile birlikte seslendirilen "Savaşa Hiç Gerek Yok" adlı parça, savaş karşıtı hareketin marşlarından biri oldu ve 1 Mart 2003 günü Ankara’da yüz bin kişiyle birlikte söylendi.
2003 Mayıs’ında mor ve ötesi Yaz isimli bir single çıkardı. Bu yayımda yer alan Şehrazat bestesi "Yaz Yaz Yaz", yaza damgasını vururken, grup on yedi kenti kapsayan bir turne gerçekleştirdi. Sonbaharla birlikte dördüncü albüm çalışmalarına hız veren mor ve ötesi, bir yandan da Çağan Irmak’ın Mustafa Hakkında Herşey filminin müziklerini hazırladı.
Ocak 2004’te Dünya Yalan Söylüyor için Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde stüdyoya girildi ve albüm 30 Nisan Cuma günü yayımlandı. İlk single "Cambaz" radyo ve televizyonlarda büyük ses getirirken, bugüne kadar Türk rock sahnesinde emsali gorülmemiş bir başarının habercisi oluyordu. Fikret Kızılok’un ’Sevda Çiceği’ adlı şarkısına grubun getirdiği yorum albümün başarısını perçinlerken, Mustafa Hakkında Hersey filminde de yer alan, albümün üçüncü single’ı "Bir Derdim Var", Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ’En İyi Film Şarkısı’ seçilerek Altın Portakal ödülünü aldı ve hem dinleyiciler hem de müzik otoriteleri tarafından yılın şarkısı olarak değerlendirildi.
Bu başarıyı, oldukça yoğun ve kapsamlı bir konser ve turne trafiğiyle destekleyen grup, müziğini yurt çapında büyük kitlelerle paylaşma şansı buldu. Bu konserler arasında Bostancı Gösteri Merkezi ve Harbiye Açıkhava Tiyatrosu performansları, istisnai işitsel/görsel yapıları ve yüksek seyirci katılımıyla öne çıktı.
2005 yılı sonlarında beşinci albümünün proavları için stüdyoya kapanan grup, Şubat-Nisan ayları arasında kayıt ve miksleri tamamlayıp, Büyük Düşler’i 9 Mayıs 2006’da çıkardı. Albümün çıktığı gün kapsamlı bir Anadolu turnesine çıkan grup, yaz aylarını yüksek profilli birkaç İstanbul konseri ile nispeten sessiz ve sakin geçirdi. Bu konserler arasında Haziıran ayında Morrissey ile yapılan One Love Festival ile Mercan Dede, Şebnem Ferah ve Bauhaus grubunun efsanevi solisti Peter Murphy’nin misafir olarak katıldığı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki iki buçuk saatlik performans özellikleriyle öne çıktı. Dünya Yalan Söylüyor’a nazaran daha içe dönük ve kişisel bir albüm olarak nitelendirilen Büyük Düşler’den ilk single ve video "Şirket" oldu. Grup, bugünlerde Büyük Düşler’in ikinci single ve videosunun karar aşamasında. Albümün üçüncü şarkısı olan "Ayıp Olmaz Mı?" en güçlü aday olarak duruyor
Ayrıca grubun eski üyesi Alper Tekin 2002 yılının Ocak ayında trafik kazasından vefat etmiştir.
Grubun 2004 yılında çıkardığı Dünya Yalan Söylüyor isimli albümü "Gelmiş Geçmiş en iyi Türk Rock albümleri" başlığı altında bir dergide yayınlanan listede birinci seçilmiştir.
Gönderen Osmixtacebi zaman: 13:36 0 yorum
Etiketler: mor ve ötesi, mor ve ötesi biyografi, mor ve ötesi biyografisi
pong0.5k, a game in 510bytes
5 Temmuz 2008 Cumartesipong0.5k, a game in 510bytes
Orginal address : Crydust.be thank you crydust
Mr.doob created a 1k pong game in as3. Which made my fingers itch to do better. So here it is, in as2, less than half the filesize and the same functionality.
var so = new SWFObject("http://www.crydust.be/blog/wp-content/uploads/pong0_5k.swf", "pong0_5k_swf", "450", "256", "6", "#000000"); so.write("pong0_5k"); // // Pong.5k (510 bytes game) // by Kristof Neirynck // // inspired by monoPong-1k and mrdoob // http://pouet.net/prod.php?which=48976 // http://mrdoob.com/blog/post/485/ // Stage . align = "TL" ; Stage . scaleMode = "noScale" ; // making 10 a variable to shave off some bytes var t : Number = 10 ; // speed var vx : Number = - t ; var vy : Number = t ; // player 1 var p : MovieClip = createEmptyMovieClip ( "p" , 1 ); // player 2 var q : MovieClip = createEmptyMovieClip ( "q" , 2 ); // ball var b : MovieClip = createEmptyMovieClip ( "b" , 3 ); // drawing the squares d ( p , 20 , 40 ); d ( q , 20 , 40 ); d ( b , t , t ); // magic loop function onEnterFrame () { b . _x += vx ; b . _y += vy ; q . _x = Stage . width ; p . _y = _ymouse ; q . _y = Stage . height - _ymouse ; // bounce top or bottom border if ( b . _y < t || b . _y > Stage . height - t ) { vy = - vy ; } // bounce player1 or left border // or player 2 or right border if (( b . hitTest ( p ) && b . _x > 20 ) || ( b . hitTest ( q ) && b . _x < Stage . width - 20 )) { vx = - vx ; } // someone scored if (- t > b . _x || b . _x > Stage . width + t ) { b . _x = Stage . width * 0 . 5 ; b . _y = Stage . height * 0 . 5 ; vx = - vx ; } }; // square drawing function function d ( m : MovieClip , w : Number , h : Number ): Void { //w and h are already / 2 //w /= 2; //h /= 2; m . beginFill ( 0xFFFFFF ); m . moveTo (- w ,- h ); m . lineTo ( w ,- h ); m . lineTo ( w , h ); m . lineTo (- w , h ); //not needed //t.lineTo(-w,-h); //t.endFill(); } |
|---|
Gönderen Osmixtacebi zaman: 15:25 0 yorum
Etiketler: a game in 510bytes, pong0.5k